SlideShow

4

Geceye Saklanmak

Geleceğe dönmek midir aslında hayat ; ya da geçmişe gitmek mi...Kim diyebilir ki bütün yaşamımızın bir sirkülasyondan ibaret olmadığını .. Başlarda herşey bir öğrenişken sonralarında hep bir unutuş değil mi sanki... 
Bütün aşklarım sanayken , evrimleşen bütün nefretlerim de sana değil mi...
İlk nefesini ananın dizleri dibinde alırken, son nefesini vermek istediğin yer yine aynı değil mi..
Olasılıkların olmadığı bir hayatta sana çarpma ihtimalimi sevdim...  1 salise sonra ölme ihtimalimle eşdeğerdi ne de olsa.. 
İlk adımını attıktan sonra bütün koşuşların çocukluğuna değil miydi..  Psikologlar bile bugününü öğrenmek için gitmediler mi geçmişine... İki şeyin zıt olabilmesi aslında aynı olabilmesi değil midir ? 
Paralel dünyalardan daha yakın paralel kişiliklerimiz yok mu bizim... Her seçim de şekillenen ve kirlenen.. 

Bir kadehte ölmezken, bir aşkta nasıl ölsün insan... 
Dua etmeyi bilseydim hepsi tanrıya mı olurdu ; belki ...
Ama sevişmeyi bilseydim eğer hepsi sana olurdu... 
Aynı havayı mı soluyoruz , aynı bedenleri mi giydik ; sanmıyorum.. 

En çok küfürleri seviyorum artık , çünkü en güzel sevgi sözcüklerinden bile daha dürüstler çoğu zaman... 
Acıtıldığında sevebilmeli insan , kandırıldığında değil.. 
Ne kadar istesemde kalmayı sevmedim ; her aşk bir gidişti ... Ama her gidiş bir aşk olmadı nedense... 
Bazen solgun ve heyecansız gidişler tattım... 
Yinede seni seviyorum öpücüğü yerine sitemkar bir veda öpücüğünü yeğlerim.. 
Kalsam bile gidiyor olacağım ; elimde değil...

Haydi kaybolalım;
Haydi geceye saklanalım... 

4 Sek Raki:

kahveee

"hatırlayarak yaşamak boynumuzun borcu ama ölürdün unutmasan". neyse. bu kez fazla başarılı bence.

Mephisto

"En çok küfürleri seviyorum artık , çünkü en güzel sevgi sözcüklerinden bile daha dürüstler çoğu zaman... " bu cümle büyük doğruluk barındırıyor bence.

başarılı, tebrikler.

nomen

''sen hüzünlesin belki, belki hüzünlerlesin;
ben, her zaman kendine yarılan bir uçurum;
bir öğle sonrasıdır, kimse yok, kendi sesin
sana âşinâ gelir: ‘bir yerden tanıyorum! ..'
kim nereden bilecek o sesi, yaz gününde?
yaz, bir düğüm demektir, bu yüzden durup durup
sen dâimâ yazları, onları çözdüğünde
bir yumak olur aşklar... sanki hemen bulunup
da yiten labirente, gene ona yolculuk
etmeye geliyorsun... akşamları frengi-
li o resimdeki (hangi resim?) o soluk
ve çok tuhaf kadına... Ariadne, kahverengi...
âh, elbette ölüme endeksleniyor bu kent;
hem aynayla doluyum hem de bomboş labirent...''
(Labirent Sonnet/ H.Yavuz)

''Nasıdı o şiir'' diyerek, yukarıdaki şiiri yeniden okuma arzusu uyandurdı yazı/şiiriniz.
''kalsam da gidiyor olacağım'' demişsiniz; Kalmaktır zaten en sinsi gidiş.

Çok tebrikler; kederli bir özdeşlik duygusuyla okuduysamda...

Ellerinize sağlık.

Hero of Darkroom

kahvee; pek teşekkür... o zaman çalalım bir mabel matiz : )


mephisto ; çok teşekkürler efenimm ::

nomen; aslında iki kere teşekkürler. hilmi yavuzun bu güzel şiirini tamamen unutmuşum oysa ; ne iyi oldu hatırlamak ..