SlideShow

6

Özgüven


Yurtdışında yaşamaya çalışırken en büyük sorun özgüven kaybı oluyor. Gerek dil gerekse kültür açısından insanlarla çok uyuşamadığınızdan değişik seviyelerde özgüven düşüşü yaşıyorsunuz..
Bende buara bu özgüven düşüşünü sağlam bir şekilde yaşıyorum nedense.. Yarı sosyallikten olsa gerek. Bütün gün evinize kapansanız belki bu olmaz ama bişeyi yarım yapınca hoş olmuyor.
Neyse gelelim bunun çaresine. Özgüven , abuk subuk insanlarla yerine gelen birşey değil ; gerçi bu kişisine göre değişen birşey. Yinede genel olarak en etkili insanlar çok sevdiğimiz insanlar.

Öyle ki duygusal bir ilişkideyseniz sevgiliniz zaten kendinizi çok iyi hissetmenizi sağlayacaktır.
Başarılı bir erkeğin arkasında bir kadın olmasının açıklaması budur zaten ; başarılı bir erkek olmak için önce özgüveninizi maksimum düzeye çıkarmanız gerekir. Bu da ancak sizi çok seven bir kadının motivasyonuyla olur .

Tabi bütün bahsettiğimiz bu motivasyon kuru sözlerle olan birşey değil. Bazen uzun bir bakışma ve ardından ıslak bir öpücük , bazense kısa bir bakış ve uzun bir tebessüm ...

Yine burdan yola çıkarsak ; uzun mesafeli ilişkilerin bu sebepten dolayı yürümediğini söyleyebiliriz. Yani sonuçta çok seviyorsunuz ama yorulduğunuzda sarılamazsınız. Sizi iyi hissettirecek tek kişi yanınızda değil. Ve siz abuk subuk insanların sizi iyi hissettirmesini istemiyorsunuz.. Vesaire Vesaire..

Asıl anlatmak istediğim. Taban yaptım , taban..
Bazen şeytana mı uymak lazım ?

Şarkı
4

Tanrıyla Sevişmek


İnsan bütünüyle elde edemediği şeyi sikermiş..

-Tutun beni son nefesteyim-

Birine karşı ne düşünüyorsanız o da size karşı sizin ona karşı olan düşüncelerinizin ekseni içerisinde birşeyler düşünüyordur.

-Düşmemek için hiç atladın mı söyle-


Kafamın iç çeperlerini kum torbası olarak kullanan bütün boksör düşüncelerimi , sinir uçlarıma tecavüz edenleri  ve sinapslara binip at koşturanları hepsinden daha çok seviyorum ...

-Derindeyim, derindeyim -

Bir kadınla seviştiğinde Tanrıyla seviştiğini hissetmiyorsan, sevişmeyeceksin...

-Hiç yenildin mi böyle -

Çok arzuladığın şeyleri bir daha düşün...Şifa arıyorsan boşver , sebepsiz arzuluyorsan dibinide yala..

-Bir ömür geçer -
2

İleri Almak ?!

Yavşağa bak : | 

Saatleri yine 60 dakika ileri aldılar .. Pazar günü ileri alınır mı arkadaş ; cumartesi günleri sarhoş oluyoruz biz, haberiniz yok mu sizin. Ulan yatağa attım kendimi 2 de kalkarım umutlarıyla. Gözümü bir açtım saat olmuş 3 ; tabi eski zaman dilimine göre. Bilgisayarı açınca saatin 4 olduğunu anlamış oldum. Tabi o ziyan olmuş 1 saatin vicdan azabını hiçbirşekilde anlatamam. Sanki o 1 saatte ömrümün en zevkli dakikalarını geçirecektim ; ya geçirecektiysem  ?
Hangi ibne verecek bana bunun hesabını !  

Ulan yavşaklar siz bize sordunuz mu ; belki biz uzun geceler istiyoruz. 
Bu saatleri ileri alma olayı kapitalist sistemin piçliğinden başka birşey değildir arkadaş. 
Sevgilisi olanlar güneşte daha fazla dolaşıp daha fazla para harcasınlar diye yapmışlar resmen.. Ulan biz gece olsada içmeye başlasak diye saat sayarken aşama aşama depresyonlardan geçiyoruz.. Mitoz bölünmeleri mayoz bölünmelerle çarpıyoruz .. 

Gecelerin uzun kalmasını isteyen herkesi protestoya davet ediyorum..

Zamanımıza dokunmayın , Gecemizi çalmayın !
5

Arızalı Günler

Enteresan günler geçiriyorum. Çok enteresan sayılmaz ama herşeyin bir anda  bozulması enteresan geldi bana..
Mp3 playerım açılmıyor, cep telefonum ses çıkartmıyor ve 2 gündür internet çalışmıyordu. İnternet sorunu kısmen çözüldü. Ama diğer problemlere bir çözüm bulamadım .
İnternete giremediğim sürenin çoğunda zaten işteydim. Evet iş buldum ; bahsetmişmiydim bilmiyorum. Bir makarna evinde garsonluk yapıyorum. Saat ücretinden çok memnun olmasamda bahşişler yüzümü güldürüyor. Gerçi Türkiyeye kıyasla çok iyi ücret alıyoruz ama burası için düşük . Henüz pek bi acemiyim bu meslekte, işin inceliklerini yavaş yavaş öğreneceğiz , bakalım. 
İşe gittiğimde kendimi iyi hissediyorum , biraz sosyalleşmiş olmaktan dolayı sanırım. Tabi 5 -6 saat sürekli ayakta durmaya vücudum henüz alışkın olmadığından iş sonrası sırt ağrısı çekiyorum ; buda geçer .. Kolay iş yokmuş arkadaş ; 2 den fazla tabak taşıyamıyorum henüz yada ağzına kadar dolu tepsiyi tek elle götüremiyorum ... 
Bugün akşam 6'da yine iş var. Oflayamayacağım çünkü ne kadar iş o kadar para .Birkaç ay iyi bir birikim yakalayabilirsem hayalim olan profesyonel fotoğraf makinalarından birine bir adım daha yaklaşmış olacağım . Kısmet nasip falan filan . 
Birde yarın çok yoğun olacak benim için. Bizim evden bir arkadaş ev kazası geçirdi ve burnunu dağıttı. Şuan hastanede yatıyor ameliyat olacak.  Bugün beni arayıp yarın için ona cep telefonunun şarj aletini ve mp3 kulaklığını getirip getiremeyeceğimi sordu , bende tabi ki dedim. Yani yarın önce onu ufak çaplı bir ziyaret edeceğim . Daha sonrasındaysa kaldığımız yerde yeni semester öncesi hoşgeldin etkinliği var. Dayım falan gelecek , hep beraber bir iki bişey yiyip içtikten sonra işe gideceğim. Pazar gününe işim yok gibi gözüküyor eğer işten çağırmazlarsa inekler gibi evde yatmayı düşünüyorum. 

Bedensel olarak çok yoğun olsamda ruhum bomboş bu ara.. İçimde kıpraşan hiçbirşey yok . O kadar amaçsız ve boş hissediyorum ki kendimi . Kalp sadece atıyor başka bir işlevi yok gibi . 

Yaşamakla nefes almak aynı şey değil ; tatmakla hissetmenin aynı olmaması gibi.. 


0

Kaldığımız yerden devam...

Dün gece uyuyabilmek için şarap içiyordum , bugünse tadına vara vara kafayı bulmak için kaldığım yerden devam ediyorum. Canım nedense aşırı sıkkın. Hiçbirşey yapasım yokmuş gibi yapma potansiyelim olan şeyler üstünede pek bir kararsızım..
Sebebini bilmiyorum, açıkçası bir sebepte aramıyorum artık. Hayat , öyle yada böyle geçiyor. Küçük dünyamda tıkılıp kalmayacağım demiştim kendime , oysa insan okyanuslarıda aşsa kendini aşamıyormuş.
Dünyayı dolaşıp yeni kıtalar keşfedebilirsiniz , kendinizi keşfedemetikten sonra ; yada ateşi bulabilirsiniz , ruhunuzu ısıtamadıktan sonra...

Neyse kararsız kaldığım konu bu gece kendimi dışarıya atıp biraz kafa dağıtsam mı dağıtmasam mı?

Karar vermek için yaklaşık 1 buçuk saatim var ; işin ilginç yanı bir yandan nasıl geçecek bu 1 buçuk saat diye düşünürken , öte yandan kafayı bulabilmek için çok az lan diyorum kendime..

Son cümle gelsin artık ;

Kaçıp kurtaramazsın kendini , bir kurşun kafana koşmadıkça , bir urgan boynuna sarılmadıkça... 
4

Şarap

Bir kadehe dokundu dudakların,
Birde sana,
Bu kadar severek..
Hasret yıllandırdı tadını...
Yetmeyen bir yudumu,
Şimdi yetmeyen şişelerde arıyorum..
Sığabilseydik keşke,
Bir kadehle
İki dudak arasına...
-------------

Traşımı oldum, duşumu aldım; yeni bir güne yeni bir hayat gibi hazırlandım. Ve arınmış kanımı bir kadeh şarapla günahlandırıyorum şimdi.. 
Biz demeyi geçtim , sen diyebileceğim bir sen bile yok hayatımda.. 
Yalnızlık yerine zamir kullanılmıyor , şarap yerine kullanılmadığı gibi.. Burda ki tek zamir benim , gerisiyse bütünleyenlerim.. 


Bir yudum şarap, bir yudum aşk eşittir bir şişe yalnızlık...
2

100 yıl sonra Nevzat

Şimdi bahsedeceğim şey için ohoo sende amma geriden takip ediyormuşsun gündemi diye yorum yapmazsanız sevinirim.. Malum izdivaç programlarını takip etme fırsatımız olmuyor.
Evet ideal damat Nevzat'ı izleme şerefine az önce eriştim. 
Bu kadar mı doğal olur insan. Güler misin ağlar mısın ikileminin bol güldürmeli kısmını gerçekleştiren bir insan.. Zuhal Topal'ında bu adamla yaptığı laf dansı gerçekten güzel olmuş..

Hele ki Fast and furious sohbeti sonrasında Houuuw Nevzat bey yorumu pek bi aşmış . . 

Kop Kop Nevzat... Zuhal Topal'ın kişi hakkında ki ilk analizi emocu-emo oldu. 
F-16'yı geçen 700 kadını eskitmiş bir adamdan bahsediyoruz burada. Eli öpülecek adam gerçekten. 
Türk genci 100 yıl sonra Nevzat gibi anca olabilirmiş ; neyse ki yüz yıllık bir ömrümüz yok .. Aslında doğru söylüyor yüz yıl sonar bu tipler çoğunlukta olacak gibi gözüküyor. 

-Ya anlatamıyorum , fazla dalmak istemiyorum bu konulara... 
10 numara gelcek ki kırmızı düğmeye basiym ... 

Akli dengesi yerinde değil diyeceğim ama akli dengesi yerinde olmayanlara hakaret olur . Çünkü delilikle mallık aynı kefeye girebilen birşey değil..
Neyse izleyelim gülelim biraz.
8

Öğreti

İnsan , çok abuk şeylerden birşeyler öğrenebilir. Mesela ben bir çiçekten umudu öğrendim geçenlerde.. Hatırlarsınız bir çiçeğim vardı benim; fotoğrafını paylaşmıştım. Alalı yaklaşık 3 ay oldu. İşin enteresan yanı o çiçeğin hala yaşıyor ve atılmamış olması.
O da benim gibi kah güldü kah somurttu geçtiğimiz soğuk kış aylarında. Bütün çiçekleri kurudu gitti tam öldü ölüyor derken 2 gün önce pespembe çiçek açmaya başladı.
Benim ona verip verebileceğim tekşey biraz su ve birazda sevgi oldu. Bitkiler kadar yetinmeyi bilsek , hayvanlar kadar doğal davranabilsek belki bizde daha u-mutlu olurduk .
İşte bu çiçek bana içimde filizlenmeyi bekleyen mutluluğu haber etti..
Ve öğrendim ki bazen solmasını bilmeli...
20

Fotoğraf ve Şarkı Vol x

Bugün çektiğim bir fotoğrafı paylaşmak istiyorum. Öyle cep telefonundan çekilmiş dandiğinden bir foto. Üzerinde hafif oynadım .
Kararı siz verin ; orjinal hali mi daha iyi yoksa rötüşlüsü mü ..
Şu şarkıda karar verebilirsiniz ... TIK
 
0

karniyarikli haberler

ow hala kendime tam gelemedim. Neyse ki yedigim yemek iyi geldi. Farkettim ki karniyarigi cok seviyormusum ben. Evet ben yaptim :p
Bugun tost bile yapamayacak kadar beceriksiz hissediyorum kendimi.
Haberleri izledim ancak butun haber bulteni 4 haber surdu.
Libya Savasi
Tatlisese suikast
Nevruz Bayrami
Japonya Goruntuleri

Birde yeterince bilgilendirseler keske...

Herseye ragmen dizisinin fragmanin daki replik sinirlerimi ziplatti : -Bir genc kiz daha ne ister ki ..
- ask olabilir mi dadi...

Dadisi olan simarik surtuk repligi.
hadi si yu.
4

Yine alkol

Ne içmişim arkadaş. Sanki yaşadığım 24 seneden intikam almışım , beni acıtan bütün kadınlara kızmışımda içmişim..
Hala yaşadığımada şaşırmıyor değilim. Leş gibi alkol kokuyorum hala . Klasik bir sızma eylemi olarak yine ayakkabı kıyafet ikilisiyle uyandım.  Ben yatağı buldum mu sızarım arkadaş. En sarhoş halimde bile prensibim bu. İbneler kesin fotoğrafımı çekmiştir sızık halimle.Neyse önemsiz bir detay.
Lan bu arada şimdi alnımın sol tarafına dokundumda acıdı. Çok hafif şiş gibi.. Nolmuş acaba :|
Damacanın altında su içmek istiyorumm....
1

Cansız Sevişmek


Cansız bir bedene, 
Sevişmeyi ,
Kan kokusunun ortasında,
Öldürürken ölmeyi  öğretmeyi istiyor can-i..
Tanrı izliyor, 
9'la 3'ün çarpışmasını izleyen 0 kadar etkisiz ..
Göz güneşleri batıyor, 
Dudaklarının son rengi,
Bulaşıyor dudaklarına... 
İç organları kadar iç duygularıda cansız artık, 
Bir köle gibi sevişiyor...
Teninde izler bırakmış dişleri,
Aralanıyor hafifçe,
Tükürdüğü iç sıvısında,
İnti-kan, 
Öldürenlere inat,
Ölü piçler bırakıyor ,
Kutsanmış karnına... 
Piyonlarını şovalye ilan edip 
Kesiyor şah damarını,
Ve duvara fışkıran son sözleri: 
Ölümlü bir zaferi, 
Canlı bir mağlubiyete yeğlerim... 
Birini öldürürken,
Yeni katiller doğuyor içinde... 
Şah'ından kurtulmuş,
Atıyor kendini, 
Özgürlüğün sonsuz denizine.... 
0

Kocaman

Yatağımdan kalkıp gözlerimi bir açtım ki ne göreyim kocaman bir güneş yuhuuu ; insan almanyada güneş görünce acayip seviniyor arkadaş. Böyle içimde ki bütün moleküller sevinç çığlıkları atmaya başlayıp damarlarımda stokladıkları alkolü parti için kullanmaya başladılar.
Bi duş alıp kendimi sokaklara atasım var. Gerçi hava çokta sıcak değil 8 derece ama yinede yeter . Belki göl kenarına gider biraz uzanır bira içerim tek başıma .. Göl kenarıda hatrı sayılır şekilde uzak 40 dakika falan bisikletle , yinede değer gibime geliyor.
Tabi güneşe tek sevinen ben değilim , odamın tek çiçeğide bu duruma pek sevindi . . Bir bahar gelsede çiçek açsam diye sabırsızlanıyor.

Neyse ne diyorduk ; akşam evde doğum günü partisi var . Yani yine bol alkollü bir gece olacak.
Şimdiden hepinize saygılar sevgiler olsun.
7

Derbi Konuşalım


Bugün derbi konuşalım birazcık.. Öncelikle yeni stadta ki ilk galibiyetimizi kutlamak istiyorum .
Neyse cıvımadan gelelim 18 Mart 2011 in derbisine..
Beklediğim gibi Galatasaray'ın daha iyi oynadığı bir maç oldu ; ancak Galatasarayda gerçekten hiçbir inanç kalmamış. Arda yedek kulübesinde otura otura ofsaytın ne olduğunu unutmuş ; Yekta'ya attığın gol pası nedir arkadaş, bu kadar net ofsayta pas atmak akıl mantık işi değil.
Fırat Aydınus maçı güzel yönetmesede tarafsız yönetti ; oyunu çok kez durdururak futbolun güzelleşmesini epey bir engelledi.
Yan hakemi alnından öpmek lazım, hiçbir ofsaytı kaçırmadı ve yanlış karar neredeyse vermedi.
Fenerbahçe cephesinde bariz bir ofansif eksiklik vardı ve bu eksikliğin adı belliydi sanırım  : Issar Dia..
Adeta takımın dinamosu olan Dia bu maçta neden yedek kulübesindeydi ; herkesin kafasında ki soru işareti bu olsa gerek. Dia oynasaydı belkide Fenerbahçe bu maçı çok daha rahat kazanırdı yada kaybederdi .En azından üstün oynayıp kaybederdi.
Az pozisyonlu centilmen bir maç oldu .
Aslında bu maçın 2 güzel yanı vardı.
İki yönetimde çirkef oyuncularını ya uzaklaştırmışlar yada terbiye etmişler ; bu sayede centilmenlik ortadaydı.
İkinci güzel şeyse Galatasaray takımımızın taraftarlarının 131.76 dB lle Guiness Rekorlar kitabına girmesi.

Ah bide rakı ve şarap şişeleri olmayaydı tadından yenmez bir derbi olurdu..Ve unutmadan ; bu maçta bir piç doğdu , adını hepimiz biliyoruz ... K.. K...

Evet ben bu maçı gidip Türk kahvesinde seyrettim. Memlekette alışıldık birşey olsada Almanyada gidince bir garip hissediyor kendini insan.
0

Bir sabah ihtimali

Bu sabah kapı çalsa aniden,
Herzaman ki huysuz ve yatak halimle açsam kapıyı...
Bulanık gözlerimle kim olduğuna bakmadan 2 kelime edip yatağıma dönsem...
Beynim 20 saniye gerçek mi rüya mı olduğunu ayırt etmeye çalışsa...
Ve yataktan zıplarcasına kalkıp kapıya koşsam,
Omuzuna düşmüş saçlarını görsem ,
Belinden sarmak için hiçbir engel olmasa aramızda..
Bu sabahın ihtimali yok belki ,
Ama bir sabahın ihtimali ,
O da yok artık...
0

Kaçıncıydı kimbilir...


Tespih ağır ağır dönüyordu eğri parmaklarının arasında,
Kadehinden yükselen duman duvarlara çarparken ,
Göz bebekleride nasibini alıyordu ...
Bilmem kaçıncı Elizabeth geldi aklına ,
Ve sayamadığı ıslaklıklar...
Her gün geçtiği ,
O dar sokağın adını ezberledi önce ...
Hiçbirşey ısıtmadı kır kahvesinden daha fazla kalbini ;
Ve yan komşunun yaşlanmış evinin o sıcak kokusu ,
Doldurdu ciğerlerini...
Kaçıncı dakikasıydı hayatının ,
Ve kaçıncı kalp ağrısı kimbilir ...
Her kadının adı bir sokak tabelasında yazıyordu artık..
Ve her aşk aynı kokuyordu...
Kaçıncı kez susuyordu kimbilir ,
Sondu, artık biliyordu..
2

Hmm Hmm


Başlık bulamadım lan ; beynim gitti geldi..
Aklıma az önce " Garı isterem garı isterem " repliği geldi.. Acaba mutsuz olduğum için mi bu replik aklıma geldi  ; anlamadım doğrusu.. Neyse bende istirem heralde.. Bir gelsin bir gitsin. .

Hiçbirşey yapasım yok , öyle depresif bir moddayım.. Bugün kendimi mutlu etmek için gidip kendime Port şarabı aldım.. Geçende arkadaş tattırmıştı ve gerçekten bayılmıştım. .Ben normal kırmızı şarabı pek sevmem , o buruk tat pek bi yorar beni.  Bu biraz daha acı daha oturaklı..
Belki yatmadan bir kadeh atarım, uyumama yardımcı olsun diye..
Bide nutella aldım az önce açıp çatallasamda çok mutlu olmuşluğum yok.. Angelina Jolienin dudaklarından yesem çok mutlu eder miydi, emin değilim; karar verdim etmezdi..
Hem ben tanımadığım kadınlarla biraz alkol almadan yakınlaşamıyorum.. Önce bir kadeh şaraba ne dersin ?
Şimdi olabilir ..

Ne saçmalıyorduk..
Ulan ben size bilimsel bir bilgi verecektim ; gidip ne konulardan bahsettim. Neyse az bekleyin bir sigara sarıp yakayım..
Sigaranın ilk nefesinin verdiği rahatlamayla geri geldim..
Ben iki işi iyi yaparım aslında ; iyi severim bide iyi silerim.. Aslında 3 işi iyi yapıyorum derdim ama 1 harfin hesabını yapmayalım..

Fonda Here comes the rain again çalıyor.. Eurythmics'ten değil; tabiki Hypnogaja'dan.. Bence gelmiş geçmiş en iyi coverdır bu şarkı..
Is it raining with you ?

Neyse artık gelelim bilimsel zımbırtımıza.. Güney Amerika'da Phoridae türünde ki dişi sineklerin karıncaları zombiye dönüştürdükleri ortaya çıkmış.
Bu sinekler karıncanın kafasına iğnesiyle yumurta sokuyormuş ve bu yumurta beyin hücrelerini yediği sürece vücudun işlevlerinin yerine getirilmesini sağlıyormuş. Diğer karıncalar tarafından öldürülmesin diye karıncayı kolonisinden 50 metre uzağa götürecek komutları veriyormuş ve en sonunda olgunlaşan yumurta karıncanın kafasını yararak dışarı sinek olarak çıkıyormuş.
Karıncayla insanı kıyaslamak tabiki olmaz ama zombilerin gerçek olması yolunda büyük bir adım gibi gözüküyor ..
Zombi filmlerinin manyağıyımdır ben.. Bi zombi filmi gördüm mü dayanamam anında izlerim.. Keşke yeni bir tane çıksada izlesek..

İşte öyle aptal gibiyim falan filan..
Ne yapsak , ne etsek ; haydi görüşürüz..
5

Yorgunluğun Belini Kırmak...

Eve şimdi girebildim...  Yorucu bir gece oldu benim için.. Açıkçası bugün niye böyle bir aksiyona giriştiğimi bende bilmiyorum. Sabah 8 de kalkıp 5 saat işte çalıştıktan sonra bir kaç saat ananemde oyalandım. Daha sonrasında 2 saat futbol oynadık.. Vücudum yorgunluğu iliklerine kadar hissederken içmeye başladım ve kendimi gece hayatına atıverdim..
Neyse iyi oldu aslında.. Yeni insanlarla tanıştım..
Gecemi güzelleştiren Elizabeth'e teşekkürlerimi sunuyorum.. Bir insan bu kadar şeker mi olur ; normalde almanlar soğuktur ve ingilizce konuşmayı pek yeğlemezler ama bu kız sağolsun ingilizcesini döktürdü ve bana güzel bir sohbet fırsatıı verdi..
Neyse hiçbirşeyini almadım kızın ; bir dahaki sohbetimiz kısmet artık. .. .
Evet bugün tek başıma gittim mekana.
Farkettiğim boktan şey ise şu oldu ; 6 tekila 5 bira ve 1 votka enerjiyle sarhoş olamadım,  nasıl bir boktanlıktır bu.
Gerçi şuan malları oynuyoruım ; bildiğiniz daltonların avarelinden farklı değilim..
Neyse ben kendimi artık yatağa atayım.
Hepinize günaydın ve tatlı rüyalar...
0

Beyaz ve Siyah

Baktığım duvarlar beyaz , 
Ve beyazı pek sevmiyorum hayatımda... 
Beyaz duvarları posterlerle , 
Beyaz kağıtlarıysa yazılarımla süslüyorum... 
Kim demişse saflığı temsil ediyor diye,
Yalan söylemiş .. 
Kolay kirlenecek birşey saf değildir... 
En safı Siyahtır;
Anlamanızı beklemiyorum ,
Derin bakmak gerekir bazen.. 
Siz okyanusa baktığınızda güneşi görürken,
Kimbilir bir balıkçı neler görüyor... 
Beyazı en çok tende seviyor insan, 
Soluk ve yorgun,
Sevişmeye hazır... 
Anlatması zor ; 
Öpmeyi deneyin..
Beyazın üstüne kırmızı güzel gidiyor..
Port şarabı gibi yüksek kırmızı... 
Kan akıyor insanın cinsel uzuvlarından, 
Beyaz göğüslerinde ki meme uçlarında ,
Kimisi şehvet görüyor,
Kimisi bir anne adayı... 
Beyazla siyahın ayrımıda burda başlıyor zaten , 
Siz bembeyaz sevişirken, 
Biz kapkara ölüyoruz ..
Beyazın üstüne kırmızı güzel gidiyor,
Ve ben her beyaz tene,
Kanlı dudaklarımı konduruyorum.. 
Sana göre cinayet,
Oysa,
Bana göre,
Yeni bir doğumun hikayesi bu...  
0

Vaskanson V

Leyla ile Mecnun'u onlar yapan aşklarıydı.. Nitekim Leyla fahişe Mecnun şerefsiz olabilir.. Ya da ikisinden birinin ruhu çürümüş olabilir...
Unutmamalı ki iki kişiye bir kişilik aşk yetermiş...
Öyle ki bir fahişeye yada bir şerefsize aşık olabilirsiniz ; siz dağları deldikten sonra onlar hala bu sıfatları koruyorlarsa parkanızı çekin ve sallandırın onları gönül ağacınızda...
                                                            Vaskanson
0

Sözün Kısası


Kalbime ağır geldiğin zamanlar oldu , 
Bir çiçeğe güneşin çok gelmesi gibi... 
Sözün kısası,
Ben seni sevdikçe öldüm... 
0

Birazcık Nostalji


I'm William Wallace
Oui. Parce que chaque jour j'ai pensé à toi. 
[Yes. Because every single day I've thought about you]

FREEDOM..


Birkaç "Braveheart" film repliğiyle giriş yapmak uygun düşmüştür heralde.. Evet vakit nakittir demedim gittim 3 saatlik Braveheart filmini tekrar izledim.. 


1995 yılına ait bu film çıktığında 8 yaşındaydım. Yinede bugüne kadar geçen 16 yıllık sürede bu filmi yaklaşık 10 kere izleme fırsatı buldum.
Bu filmin mükemmelliğinden bahsetmeye gerek yok sanırım. 
Şaşırtıcı noktalardan biri şu ; filmin yönetmenliğini Mel Gibson yapıyor ve bu 2. yönetmenlik tecrübesi. Yinede bu filmle Oscarı kucaklıyor .. 


3 saatlik bu örgüde film ilk olarak bir aşk hikayesini daha sonraysa özgürlük aşkını ele alıp birleştiriyor.. 
Neyse vaktinize kıyıp izleyin yine derim.. 


Aye
Sons of Scotland! I'm William Wallace... 


-------------------------
Reklamlar . (Kamera arkası) Ara verdik.. Oh lan rahatladım.. Kolumuda kaldıramıyorum zaten, omuzumu sakatladım sanırım ; eskrim yaparken oldu. Sabaha kadar düzelmesi gerekiyor.. Acil acil.. 
-------------------------


Ve şimdi eskilerden bir şarkıyla Nostaljimsiye devam etmek istiyorum. Nostaljimsi diyorum çünkü bu şarkı cover . 
Nilüfer'in düet albümünde ön plana çıkan şarkı Şebnem Ferahla birlikte söylediği "erkekler ağlamaz " şarkısı oldu..


Ki bana göre en güzeli  " Ara sıra bazı bazı " şarkısını coverlayıp Maltla yaptığı düet olmuş ...


Hadi dinleyelim..




4

Ölenle Oynama ...


Ölenle oynanmaz dostum ; ölmüş bir ruhu acıtamazsın...  Ne zaman ve nasıl ölmüştüm şu postta : Ölüm'üm 
İşin ilginç yanı çok zevk almıştım o postu yazarken.. Böyle anlamsız bir huzur..

Az sonra traş olacağım ve siz yine sıradan bir traş zannedeceksiniz bunu .. Kimbilir kaçıncı kez traş olacağım , kaçıncı kez kanayacak suratım...
Ve her traştan sonra daha bir sertleşir cildiniz...  Kim bilir kaçıncı aşkı traş edeceğiz birazdan ve kaçıncı kez sertleşecek kalp...

Kadınları sevdim ben sadece birini değil ve şehirleri , birde ışıkları.. Her ışığın altında bir hikaye yatıyor olma ihtimali cezbetti beni ..

Acılar en çok karanlıkta mı büyür ; sayamadım ışığın altında kaç acı pusuya yatmış ...

Sessiz ve sakinim şimdi  ; bir su gibi yolunu buluyor kaderim..

Özgürlüğümü aldığında Tanrı küfürleşiyoruz karşılıklı...  Birşeye küfür ediyorsanız ona inanıyorsunuz demektir..

Ve aslında birşeyi sevdiğinizde inandığınız tek şey kendinizdir !
5

Tapılası Kadın

Evet TV dünyasından bir isim açıklayacağım bu postta... Benim için tapılası kadınlardan biri olan bu kadın tahmin ettiğiniz gibi manken , şarkıcı yada oyuncu değil ..
Kadında asaletin ve duru güzelliğin çok önemli olduğunu düşünen biri olarak bu kriterlere çok ama çok uyan CNN Türk Muhabiri Nevşin Mengü'ye her geçen gün dahada hayran olduğumu belirtmek isterim...

Buyrunuz resimlerle Nevşin Mengü


Ve kendisi hakkında biraz bilgi verelim : 
NEVŞİN MENGÜ 


Nevşin Mengü, 1982 yılında Ankara'da doğdu. Klasik Ankara çocuğu tabirine uyan eğitimini; TED Ankara Koleji'nin ardından Bilkent Siyaset Bilimi Bölümü'nde tamamladı. Ankara çizgisini Galatasaray Üniversitesi ile kırdı. Masterını 'Türkiye Üzerine Toplumsal İncelemeler' dalında yaptı.
Mesleğe Kanal Türk'te başlayan Nevşin Mengü, Haber Türk’te de çalıştı.
Bir yılı aşkın bir süre İran'ın Başkenti Tahran'da TRT Türk, büro şefliği yaptı. Mesleğe başladığından beri hep Ortadoğu'yu sevdi. İran'ı hala ara sıra özlüyor.
Hafta içi her gün saat 18.00'te CNN TÜRK Ana Haber'i sunuyor.
İyi derecede İngilizce, orta düzeyde Almanca ve Farsça biliyor. İşini çok seviyor.
1

Mesafeli olmak /Routine


Blogumla mesafeliyim bu aralar.. Gerçi sevdiğim çoğu şeyle aramda mesafeler var...
Ailem , dostlarım, eski aşklarım ve yenileri...
Bir blog yakınımda , yorulmuş parmaklarımın altında duruyordu..

Ama öyle bir yorgunluk çöktü ki üzerime ; sanırım bu hızlı adaptasyon durumlarından kaynaklanan bir yorgunluk bu.
5 ay oldu Almanyaya yerleşeli.. Her geçen gün hayatım biraz daha düzene giriyor. Tabi bu güzel birşey mi kötü birşey mi henüz bende bilemiyorum.

Biz insanların yaptığı herşey garip ; mesela : Gelecek için bir sürü plan yaparız ancak içinde bulunduğumuz bir şey bizi rahatsız ediyorsa onun hemen düzelmesini dileriz , ve bu durumun düzelirken gelecek planımıza kötü bir etki yapıp yapmayacağını düşünmeyiz..
Yani aslına bakarsak zamansal bir düşünce kavramımız yok .  -Evet şu paragrafı bir çırpıda nasıl yazdım bende bilmiyorum. -

İçimde patlayan öyle büyük bir sevgi bombası var ki , anlatması mümkün değil. İşin kötüsü böyle içinde kalınca insanın zarar veriyor.
Annem beni her aradığında ona onu çok sevdiğimi söylüyorum telefonu kapatmadan önce. İşte haftada bir seni seviyorum diyebiliyorum neredeyse.  .  .
Birde bazen çiçeğime diyorum .. Sesli söylemiyorum ama seviyorum onu .. 3 aydır beni yalnız bırakmadığı için ; düşünüyorumda bana iyi sabretti. Başka bir çiçek olsa çoktan solup giderdi. Aramızda değişik bir bağ var .
Her sevginin yaptığı gibi o da bana zarar veriyor .. Geceleri zehirliyor beni. . .
Ama ne yapalım biz birbirimizi böyle kabul ettik ...
Yalnız nasıl bir ruh haline girmişsem ; çiçekle aşk yaşıyoruz gibi. . .
Bu aralar onu da biraz ihmal ettim ama o beni güneşle aldattığından öyle yaptım. .
Evet hafif hafif bahar güneşi yüzünü göstermeye başladı .

Saat  3'e geliyor . Uykuluyum baya ancak yatasım yok . Aslında hiçbirşey yapasım yok , öyle enteresan.
Hani genelde insanın hiçbirşey yapası olmayınca uyuyası olur ama bende o da yok ..
Öyle boktan bir durum içerisinde kıvranıyorum .
Anlaşıldığı üzere kendimi pek iyi hissetmiyorum.  Bu bokum ülkede yalnızlığı iç organlarıma kadar çekiyorum.

Ne için , ne için ... Ne için yaşadığımızı çözmek zor ,hangi gelecek için uğraşıyorsak artık ..
Bazen hayatta sadece ekstrem şeyleri görmeyi istediğimi düşünüyorum. .

Örneğin Japonya'da bulunup Tsunami anını yaşamayı falan. . . Tabi ölmeden... Neden bilmiyorum ama hayat öyle bunaltıyor ki, bazen böyle zorluklara bile ihtiyacımız oluyor..

Bilmem siz nasıl düşünüyorsunuz ?!
2

Bir Kadinin Yorgani

sustu kadin,
arta kalmisliklarini,
Yedigi tirnaklarinda biriktirmisti bunca zaman...
Taze meyvalar gibi curuyordu ask ,
Peki ya aci curumez miydi hic,
Bayatlamaz miydi ...
O eski sokaklar bile kurumstu,
Kurumayan yanaklarina kizdi...
Yorganina sarildi ,
Sahi ne cok iz tasiyordu ona dair...
Akan tuzlu rimeller ,
Kadinlikla kizligin arasinda ki kanli yol..
Kac yalnizligi saklamisti yorganin altina ,
ve kimbilir kac kere idam etmisti kendini ..
3

Baş Ağrısı

Uzun süredir bizim elemanlarla renk ziyaretine gitmiyordum.. Dün gece gittim ama şuan ki baş ağrısı nedeniyle pişmanım..
Aslında çevre edinmek açısından güzel bir olay ama çoğu insanı bir daha görsem hatırlamam..
Yeni bir bira içme rekoru kırmış olabilirim kendi çapımda ama kesinliği olmadığı için ihtimaller arasında kalsın şimdilik. Daha sonra hatırlayacağımı umuyorum..
Yataktan kalkalı yarım saat oluyor ama bugün hiç ayılacak gibi değilim .. Ve üstüne 1 buçuk saat sonra işe gitmem gerekiyor; sıçtığımın resmi..
Hadi kolay gelsin bana.......
0

Kapıda ki Bahar


Dışarıda hüzünlü bir bahar var nedense..
Şuan camımın önünden yaşlı bir çift geçiyor... Tahmini 80 lerindeler ... Öyle şeker duruyorlar ki; fırtınalardan çıkmış bir geminin iki kaptanı...
Çift olmayı  geçtim, onu becermek zor ... Üstüne artık yaşlanmayı becerebileceğimizide pek sanmıyorum..
Arzularımın kış uykusuna yattığı bir hafta geçiriyor ve yaptığım herşeyi günü geçirmek için yapıyorum  ..
Dünyevi zevklere bulanasım var .

Tek umudum duşa girip bütün bıkkınlıklarımı orada bırakmak.

Ve ardından sokağa atacağım kendimi ; siz hangi yöne koşarsanız koşun rüzgar size doğru koşar...

Mevsimsiz gelen tohum sadece acı mı doğurur ?

İlkiyle sonu farketmez, bahar bahardır ... Tadını çıkarın..

Şarkı
2

Uç Noktalar


Noktaların ucu olur mu diye sorma şimdi...
Oluyor işte ;
İnsan 3 noktanın sonuncusundan atlamak istiyor sonsuzluğa ...

Keyif vermiyor hiçbir duyguyu yarım yaşamak.. Acıyı bile iliklerine kadar hissetmeli insan ; tam olmak meselesi ... Ölüm bile tam gelmeli insana, ölçüsü alınmış bir kefen gibi ...

Bir kedinin kasap önünde bekleyişini yaşamalı insan , ama aklının bir yarısı çöpte ki balıklarda olmadan...

Yağmurda dolaşmamalı insan , yüzmeli...
Bir  başarıyı birinci gibi ve başarısızlığı sonuncu gibi kucaklamalı ...

Arası olmamalı hayatın ; martılar uçmalı hep ve vapurlar gitmeli ...
Balıklar gıdıklamalı insanın ayaklarını ..
Kaldırım taşları koşarken ,
Kalp zamandan hızlı atmalı...
-Tik tak-

Yarım bir hayatla sevişirken,
Senin tam olmanı istedim...  
2

Yataktan bildiriyorum !

Basligi okur okumaz icinizdeki hormonlarin kiprastigini tahmin edebiliyorum ; ayip lan ayip ... Ozel hayata hic saygi kalmamis..

Evet can sikintisiyla sevisiyorum . .
Ciddi uyku problemim var benim.
Normal uyku saatlerinde uyuyabilen birisi degilim. 1 saattir yatakta debeleniyorum .

Bloguda salladim buara. Yazilacak seyler yasamiyorum , icimde ki ilhamda otostop cekip tatile gitti.
Kadinlar gunu geride kaldigina gore geriye 297 kaltaklar gunu kaldi.
Buna anti_pollycilik diyorum ben.
Mantikli degil mi...
Ulan telefondan da ne zor yaziliyor.

Biri gelip uyutsun beni.
Bide gelirken cukolata getirsin ve tabi iskender. ofa bi iskender yesem ne uyurym be.

guzel kadin iskender gibidir,ikisinden sonra guzel uyursun.

haydi adios
0

Üstümden Tır Geçti.../Cebit

Çarşamba perşembe ve cuma gününü özeti şu : içtim , içtim , içtim...
Şimdi cumartesiye geçelim ..
Cuma gecesi 4 te yattıktan sonra cumartesi sabahının saat 7'sine 3 saatlik uykuyla uyandım..
Bir iki sandviç hazırladıktan sonra bisiklete atlayıp zamanla yarışarak saat 8.06 trenine yetiştik arkadaşla..
Hannoverdeki CEBIT fuarına gittik.. Gittik mi o bize gitti ; kaç posta gitti bilemiycem.
Neyse vardık fuar alanına. Arkadaş fuar dediğin biraz küçük olur . Yürü yürü bitmiyor..

Fuardan dikkatimi çekenler şunlar oldu :

Xbox 360 kinect : Hani şu sizin hareketlerinizi algılayan oyun konsolu var ya işte o. .

Intel Oyun Bişeysi : Silah var silahın üstünde düğmeler ; zıplama ileri geri düğmesi vs vs..  sizin dönüşünüzü algılayan sensörler var . Ve elinizde ki silahla sağa sola dönüp dışın dışın ateş ediyorsunuz..

Yapay zekalı kaleci: Kartondan bir kaleci yapmışlar koymuşalr kaleye .. Siz şut çekiyorsunuz hop kurtarıyor eleman. Hoşuma gitti. .

El yapımı bilgisayarlar:  Böyle bildiğiniz biblo gibi bilgisayarlar vardı. Çok hoştu.. DVD kutusu gibi desenli harddiskler falan..

Uçak similatörü : Kokpit yapıp içinede similatör entegre etmişler .. Birtanede pilot getirmişler bunun için. Oh mis hoş.


Aklıma gelenler şimdilik bunlar . . .
Birde salak bi çekiliş için yarım saat sıra bekledikten sonra 10 euroluk bir telefon kazandım. Neyse ki üstünde ışığı var . Fener niyetine kullanırım .. Birde çok hafif. Spora giderken falan ideal olduğunu düşünüyorum..

Neyse saat 3 gibi dönüş yoluna koyulduk o da ne yine tren 3 dakika sonra . Başladık koşmaya.. Zaten o kadar yürüyüşten sonra bu koşuş bizi bitirdi. Perona vardığımızda trenin 15 dakka gecikeceğini öğrenmiş olduk. . Edecek küfür kalmadı hazinemde.

Göttingene dönünce dayımlara gittim .. Vee orda çok değişik birşey yaptım..

Kendi saçlarımı kestim , evet 5 aylık saçlarımı makinayla kestim... Yalnız o makinayla saçlarımı keserken nasıl bir orgazm oldum anlatamam.. Sanki dünyayı kurtarıyormuşum gibi bir hisse kapıldım ...
Ow yeahh..
Makas bile vurdum saçlarıma. Güzel olmuş fena değil en azından.
Ve sonracıma yengem sağolsun Ali Nazik yedik... O da başka bir orgazm hikayesi benim için.
Yemeklerle pek bi haşır neşirimdir de ...

Bugün karides yapacağım mesela.. Ne zamandır aş eriyordum.

Ve tekrar yola çıkıp eve doğru gitmeye başladım. Eve vardığımda saat 8 pm sularıydı. Dedim herhalde bu gün burada biter.  Bi 10 dakka sızmışım..
Sonra gidip duş aldım. Derken bizim arkadaş elinde birayla odaya daldı ; onu içtikten sonra aşağıya indim ..
Votka bira vs derken arkadaşla BadTaste partisine gittik..
Bu arada bu arkadaş bi anda en sevdiğim arkadaş olma potansiyelini yakaladı. . . Kafa dengi biri ve çekingen. Bayanlara gidip konuşabilen birisi değil. Yani olası wingmanim diyebiliriz ..
İçtik falan derken yaklaşık 4 saat dans ettik.. Tabi enerji içeceklerini içince insan dans etmeden duramıyor..

Tek bir dert kalmıştı. Eve nasıl geri dönecektim. Oturduğum yerden kalkacak halim yoktu ve bacaklarım artık tutmuyordu.. Ve eve yarım saatlik bir dönüş yolu vardı..
Yinede seke seke dönmek zorunda kaldım .. Taksi parası olan bir insan değilim.
Neyse eve vardığımda saat 5 buçuktu(am).

Üstümden tır geçmiş hissinden kurtulmam imkansızdı..
Şöyle gün boyunca neler yaptığımı ufak bir istatistiğe döktüm ve şu verileri elde ettim :

1 saat bisiklet sürmek..
6 buçuk saat yürümek
20 dakika koşmak.
4 saat dans etmek..

Evet biten pilin acilen şarj edilmesi gerekiyordu . Ve ben kendimi yatağa attım..
Ama enteresan kabuslarla ve malum kişi sayesinde uykularım piç oldu...

He bide dün barda cebimde ki yüztane bozuk paradan en değerlisini yere düşürdüm.. 2 euro :|
Yine iğrenç bir pazar ve artık komple yalnız bir pazar...
Şuan penceremin önündeki sokaktan pembe ayakkabılı güzel bir sarışın geçti ... Ayakkabılarıydı dikkatimi çeken ; yanlış anlaşılmasın ..

Şimdide yaşlı bi kadın geçiyor ..

Yaşlı kadın dedim de aklıma kabuslar geldi.. Harbi kabustu..

Herhalde en uzun postum oldu bu post.
3

O'na Son Mektup / 400. Post

-Keşke bu kadar masum olabilsek..-

Yeni ayıldım... Dün gecenin her anını hatırlıyorum..
Sana ettiğim küfürleri iyi sakla ... Okumayacağını bildiğim için yazıyorum bunu.. O küfürleri iyi sakla çünkü onlar olmasa biz ayrılamazdık ..  Sen benim canımı acıtmaya devam ederdin. Herzaman ki yüzsüzlüğünle geri dönüp beni sevdiğini söyler ve beni yeniden kendine çekerdin...
3. şahıs insanlar yüzünden tartışırdık, sen beni umursamazdın 1 hafta yine kavgalar .. Sabrımı zorlardın bu umursamaz hareketlerinle ..
Sonunda dün gece sabrımın taşını kırabildin...
Alkollüde olsam ne yazdığımı biliyordum...
Senin bana o kadar lafından sonra  sana ettiğim or.spu küfürüyle durumu eşitledik..
Ben senin her dönüşünde bir çok şeyi kaldırabiliyorsam artık seninde birşeyleri kaldırma vaktin gelmiş...
Zaten bunları kaldırıp dönebiliyorsan kapım açık ... Yok dönemiyorsan benden uzak olman en güzeli...

Yinede güzel şeyler yaşadık.. Küfürlerimi kişisel algılama onlar olması gereken şeyler.. Benim canımı acıtmaya çalıştığın için kendimi koruma içgüdüsü..

Güzel bir ilişkiydi daha güzel olabilirdi ama hastalıklı ruhunla hep ilişkiyi berbat ettin hemde benim ruh sağlığımı ...
Bir hafta aşkından ölüp , ertesi hafta seni sevmiyorum dedin ... Bunu kaç kere tekrarladın 3 yada 4 ?

Herşeye rağmen;

UOY EVOL I

Bir masal olduk şimdi...
4

Neyse ki Alkol

Alkol herşeyin ilacı diye boşuna dememişler. Herşeyin ötesinde ilginç bir şekilde güzel bir gün geçirdim. Bol sohbetli, bol ingilizceli ve bol alkollü. Cumartesi günüm pek hoş geçecek kısmetse.
Hadi siz cumartesi günümü merak edip durun..
Sanki çok şeyinizdeydi ya neyse ...
Ağlayabilen bir erkek olmayı isterdim bazen ne dersiniz?
0

Sigara/ Emzik

Uzun süredir bu kadar sigara içmiyordum.. Tabiri caizse bugün bok gibi sigara içtim..
Kahvaltı yapmayıp bir kaç çikolatayla günü geçirdim ve akşam yemeğinde pizzayla karnımı doyurduktan sonra bu saate kadar tok kalmamı sağlayan şeyler birayla sigara oldu..
Üstüne birde yoğun agresiflik ve stres eklenince çenemde yara çıktı...

Evet siktiredin başkalarını .. Unutmamak gerekirki biz olmayınca başkalarıda olmuyor.. Önemli olan önceliğimiz kendimiz olduğundan sizi rahatlatacaksa kırmaktan çekinmeyin. Sizi bu denli mutsuz edenler zaten kırılmayı hakkediyorlardır..

Almanyaya geleli 5 ay oldu.. Azımsanacak türden şeyler yaşamadım aslında.. Zorlu bir süreçti.
Bizde aileden miras bir söz vardır..
Bu da geçer yahu....
Evet geçmeyen birşey yok... İnsan sadece sevdiği şeylerin/insanın geçmesine üzülüyor..


Bir varmış bir yokmuş masalların bir yokmuş aşklarıyız biz, 
Pembe dünyaların kara delikleri... 
Ne beyaz atımız var , 
Nede prens olmaya değecek bir prenses... 
Mutsuz sonların, 
Acınası kahramanlarıyız..
2

Bir fahişenin kolları..

Siyah döküldü kağıda,
Nefret dolu şişenin ,
Aşkın üstüne devrilişi gibi... 
Kanlı bir bıçak , 
Aldatmanın önüne geçemedi...
Soluksuz sevişmeler, 
Dolduramadı kalbi...
Yetmez oldu günahlar, 
Affetmeler kirlendi,
İhanetler kutsandı... 
Susmayan yürekler,
Yasaklandı tanrı katında..
Bir adam ve bir kadın,
Yetmedi dakikalara..
Ve Sapladı hançeri göğsüne, 
Bir fahişenin kollarında
Can verdi aşk... 
2

Vaskanson IV


Biri seni gözü kırpmadan öldürüyorsa , hiç durma son nefesini acıtmak için kullan... 
-Vaskanson-

Biri size geri dönüyor ve siz buna karşı koyuyorsanız onun bir daha dönememesini sağlayacak ağır şeyler söyleyin...
-Vaskanson-

Ve kahpelik nesilden nesile çoğaldı...İnsan içinde doğan orospu çocuklarını ancak kendi elleriyle öldürebilir...
-Vaskanson-
8

Yazasım var...

Bugün oturup yazasım var sadece...

Oturup tomar tomar küfredesim var beyaz sayfalara... 

En beyaz sayfaların bile kararmayı beklemesine isyan edesim var... 

Sevginin öfkeye sonra küfre dönüşmesini izleyesim var... 

İnsanlar ne salak... Bazen en güzel aşk cümleleri en sert küfürlerde saklıdır ; bunu bile anlayamazlar... 

İnsanlar ne aptal ... Ellerinde olanın değerini bilmeden düşürürler... 

İnsanlar ne sürtük... Bilinmedik bir x için terkedebilirler seni ... 

İnsanlar ne küstah... Kendilerinin bir bok olmadığını bile bile yalanlarla döndürürler seni ... 

İnsanlar ne hastalıklı.. Kendi aptallıklarının cezasını başkalarına çektirirler... 

İnsanlar ne gebe...  İçlerinde ne kötülükler ne kahpelikler taşıyorlar... 

İnsanlar insanlar.... 

Ağzına bile sıçmaya değmez insanlar ... 
2

İlgi...

Bugün biraz zorlu bir gün olacak benim için.. Agresif ve mutsuzum..
Sanırım hoş sohbetli hoş bir bayan ilgimi çekebilir...
2

Tecrübe

Hayatımda güzel bir tecrübe edindim..
İnsanların iki yüzlülüklerine dair güzel bir tecrübe. Bu tecrübenin daha acısız olmasını dilerdim ama n'apalım böylesini hakketmişiz.

Hayatın garip tesadüfleri vardır...

Mesela bir kadın vardır genelde işinden dolayı çok meşgul olan ve tüm vaktini size ayırır.

Ve ne zaman izin alıp çok vakti olsa sizinle arasını bozar ...
Bol vakit olunca sizin yerinize başkalarıyla konuşmayı tercih ettiğinden böyle yaptığı kesindir.

Sizden bir cümleyi bile esirgeyen karaktersiz insanlardan uzak durmanız dileğiyle..
0

Elveda

Biten bir aşkın ardından söylenecek pek fazla şey yok ; aldatılmışlığın kirli kokusu ensemde...
Haydi Elveda....
2

Ruhsal Arınım


Hormonlarımın birbirine karıştığı bir dakikada beynimi bedenimden uzaklaştırma cehaletinde bulunuyorum...
Ruh ve beden ikilisi başbaşalar.. Ve şuan hükmedebilecek tek şey ruhum.
Öğürmek geliyor insanın içinden, yediklerini tecrübe ettiklerini herşeyini öğürmek...
Hani herşeyi kusarsınızda son bir acı boğazınıza takılır kalır. Buda böyle işte...
Siz ne kadar sevildiğinizi düşünürseniz düşünün bu anlarda sizi umursayan bir kişi bile bulamazsınız...
Bir insan bir insana herhalde yeterdi ; tabi bir insan bulabilseydik eğer...

Tanrı içimde dans ediyor şuan ; diğer köşede sevgiyle nefret sevişiyor... Dünyanın alabildiğine bütün güzellikleri içimde mavi köşede , kırmızı köşedeyse bütün kötülükler..
Arınıyorum...
Yalanlardan , dünyevi şerefsizliklerden arınıyorum...
Umursanmayan bir insan umursamalı mı ; hiç sanmıyorum...

Tanrı ve ben iyi bir ikiliydik ne o bana katıksız inanıyordu ne ben ona... Ve bazen o benden bazende ben ondan yardım istedim...
Şimdi sevişmek vaktidir ; içimdeki her hücrenin yalnızlıkla sevişmek vakti...

I Don't Care
6

Bıkkınlık

Herşeyden bıkmaya başladım bugünlerde.. Hergün güneş açmayacağını bile bile hergün güneşi beklemek sadece insanlara özgü bir boş-ullu şartlanma.

Bir süreliğine kendimden kopup hiçkimse olmak istiyorum ; adımlarımı hesaplamadan ölümün köşesinden dönmek o halde ona seninkide köşeliymiş esprisi yapmak..

Tanımadığım sokaklarda kaybolmak , hiç tatmadığım bir içkiden sarhoş olup tuzlu deniz kokusuyla kumsalda uyanmak ...

Yabancı kadınların evine gidip bir kahve içtikten sonra yatağa girmeden kapıyı çekip gitmek ...

Suratımda ki aptal ifadeyle boğazımdan sarkan atkının sallantısının hayata etkisini hissetmek..

Tutkularımın yoğunluğundan yargılanmayacağım bir dünyada yaşamak...

Bu ara yüz kere dinlememe rağmen bıkmadığım tek şey aşağıda ki şarkı sanırım...

2

Vaskanson III

Unutmamak gerekir ki , sadece en uçta sevenlerin sevgileri azalabilir...
-Vaskanson-

Bir kelebeğin kanat çırpışı gibi bir yalanın bize göz kırpışı hayatımızdaki herşeyi yıkan bir fırtınaya sebep olabilir..
-Vaskanson-

Sevmekle köpeklik arasında fark vardır... Seven insan acıtmasınıda bilmeli bazen..
-Vaskanson-