SlideShow

6

Al bunları da..

Hayat al bunlarıda belki lazım olur.. Stok yaparsın.. Fazla gelirse bi tarafına sokarsın..
Ne demiştim ben ; herşey biranda elinden kayıp gidebilir; hassiktir bu kadar çabuk mu olur ...

Biramı da al şişe üstünde dönersin, sevgili hayat...
1

Sevemedim Vedaları..


Anı yaşamak dışında geleceğe dönük düşünmek pek iç açıcı değildir hiçbirzaman. Çünkü her kavuşmanın tekrar bir vedası vardır.
Elvedayla veda arasında ki farka tapanlardanım ben.. 
Veda hep elveda bi keredir.. 
Yolculuklarda tanıdım kendimi, o yüzden öğrendiğim ilk şey şu oldu : 
Özlem olmadıkça kavuşmakta olmaz.. Siyah olmadıkça beyazın olmadığı gibi. Hayatın bu zıtlıklarından tat aldığımızı öğrenince sudan çıkmış bir balığın isyanı gibi oluyor yaşamak.. 
Ne diyeyim ki hayat işte.. 
Mutluluk yok benim için, sizin içinde yok.. Kandırmayalım kendimizi ; olduğundan memnun olmak yada memnun olmamak var sadece.. 
Birde bunlara ekstra olarak huzur ve iç ısınması var ..  Mutluluk gibi nankör bi kavramı getirip şatafatlı tabaklarda sunmayın önümüze ; sıkılıyorum agresifleşiyorum... 
Bu ara pek bi huzurluyum , huzurluydum.. Annem buradaydı ama bugün gitti.. 3 aydır gelmesini beklerken bir anda gitti .. Ne çabuk akıyor zaman, kavrayamadım.. Neyse ki hayatımda içimi ısıtan başka teselliler var .. Şimdi özleme zamanı.. 
2 bucuk saat git 2 bucuk saat gel bir yolculuk yaptım trenle.. Giderken kolaydıda , annemi bıraktıktan sonra dönerken ki düşüncesel yolculuk yordu beni ..
Yorgunum bugün..
10 gündür doğru dürüst alkol almadığımıda hesaba katarsak , bugün içesim var , içmeliyimde. . . 

Trenleri sevdim , hayatıma kıyabilme ihtimalim olan rayların üzerinde giden.. Gemileri sevdim ben, ruhumun boğulma ihtimali olan denizin üzerinde giden.. Uçakları sevdim ben , tanrıya ulaşabilme ihtimalimin olduğu gökyüzünde giden.. Otobüsleri sevdim ben, kendimi kaybedeceğim camın yanında giden.. 
Gitmeleri sevmedim ama gelmeleride sevemedim bu yüzden.. Yinede sevdim sevmeyi, özlemeyi.. Şimdi git çünkü gitmekte gelmek kadar asil ve kavuşmalara gebedir..  
4

New York i Love You ; film sanki...

Bu gece öyle uzun uzun yazmayacağım .. Belki yazarım ama bu postta değil..
Aslında pekte bi kararsızım yazsam mı acaba : )
Mutluluk kelimesine inanmıyorum o yüzden ruh halimi tanımlayan bi kelime bulmalıyım önce..
Güzel hissediyorum , hoş hissediyorum mutlumsu .. Hmm kelime şu olmalı ; Melanbek'im ben şuan..
Kelimeyi anlamayanlar olursa onun için yeni bi post yazarım.. Neyse bıdı bıdıyı kestim .

New York I love you filmini izlediniz mi bilmiyorum.. Paris i love you filminin devamı olur kendisi..
Ben Paris i love you filmini çıktığı zamanlarda izlediğimden , New york i love you filminin çıkacağını duyar duymaz sabırsızlıkla beklemeye başlamıştım...
Ve bu filmi sabırsızlıkla beklememin bir sebebi daha vardı ; Uğur Yücel oynuyordu.. Evet yanlış duymadınız , Uğur Yücel bu filmde yer alıyordu..  Ki bu film bütün dünyada ses getirmiş bir filmdi..
New York I love you filmi , ünlü yönetmenler tarafından new yorkta çekilmiş 8 kısa filmin bir araya getirilmesiyle oluşuyor .. Ki ben Uğur Yücel'in oynadığı Fatih Akın'ın yönettiği kısa filmi pek beğenmedim.. O yüzden sizinle bu postta bi başka kısmını paylaşacağım..
Ethan Hawke'ın oynadığı kısım.. Ethan Hawke'a sempatim çok büyüktür. Bunun sebebiyse şu olabilir ;
Sanki benden bir kaç parça alıyorlarda Ethan'a rol olarak veriyorlar ve o da oynuyor..

Altyazılısını bulamadım bu yüzden kusuruma bakmayın.. Belki ileride kendim altyazı koyar tekrar yayınlarım..


9

Sex üstüne istatistiksel haber...


300 Milyon Spartalı ..
Çünkü sadece Sparta kadınları gerçek erkekler doğuruyormuş ; hadi lan ordan..
Neyse konumuz 300 Milyon Kadın..
Habere internetin bir köşesinde rastlamadıysanız merak etmişsinizdir şimdi..
Her gün 300 Milyon kadın internette sex hakkında konuşuyormuş. Sadece konuşuyorlarmış yada kaynaklar sadece bu kadarını tespit edebilmiş...
Doğal konular bunlar konuşulabilir tabi ki , ama bokunu çıkarmamak lazım..
Neyse 300 Milyon yüksek bi rakam gibi görünsede beni sevindiren bi rakam oldu ..  6.4 Milyar insan var dünyada yaklaşık 3 milyarı kadın olsa (kıçımdan sallıyorum), 1 milyarı internet kullanıcısı olsa , 1 milyarda 300 milyon sevindirici bi rakam oluyor.. Tabi çokta sevindirici değil , heran kursağımızda kalabilir..

Şimdide bi tarafımdan uyduracağım sex konuşmaları gelsin..
K: Kadın
E: Erkek

K: Kendimi kasmadan edemiyorum bu da zevk almamı engelliyor ne yapmalıyım ?
E: Beraber egzersiz yapalım mı ..

K:Film seyrediyorum..
Hüseyin: Sevişelim mi ?

K: Bedenimi tanıyacak ve onu daha iyi yönetecek birine ihtiyacım var..
K: Oyuncaklarımı getireyim..

E: Bilmemne yanardağı çok aktif miş bu aralar..
E: Bende aktifim ..

Çekingen E: Enerjiyi fazla depolamışım , kasıldım..
Anasının gözü K. : Bende tüketiciyim enerji menerji ne varsa..
12

Duvara Karşı..



Sessiz bir duvar ,
Başlatır bütün hikayeyi...
Sessizlik ,
Ses çıkarmamak değildir ..
Kelimeler konuşur,
Sevgi içinde saklar kinayeyi..
Tek dinleyen duvardır ,
İlk sevişmeni ...
Onun yamacıdır ,
İlk öpücüğün o eşsiz masumiyeti..
Ve kapı sesi,
Onda yankılanır..
Artık sessizliği kalmaz duvarın ,
Her metresi,
Bir başka konuşur,
Her rengi ,
Bir başka sevişir hüznünle..
Ve artık o duvar ıslaktır,
Senin için sırılsıklam..
6

Franklyn; olabilirdim olmalıydım...

                                                           ŞARKI İÇİN TIK TIK ..

Bir filmin adı bu .. Zar zor hatırladım ve hatırlar hatırlamazda yazma gereği duydum.. Pek duyulmamış bir film olsada bende ki yeri başkadır.."FRANKLYN" filmin adı ve kahramanın adı..
Aslında hepimiz bir yerlerde kendi "Franklyn" lerimiziz ..

Siz karar verin ;
                                    Olan şeyler için mi yoksa olmayan şeyler için mi savaşıyoruz ? 




Ve film bilgileri gelsin:

Yapım yılı: 2008
Yönetmen: Gerald Mcmorrow
Senarist: 
Gerald Mcmorrow


Oyuncularda filmin afişiyle gelsin.. 




Film gerçekle hayal arasında ki ince çizgide sürüklenen psikolojiyi fantastik bir şekilde anlatan çok güzel bir kurgudur.. Tabi bunlar benim şahsi kanaatim olup herhangi bir kesinlik içermemektedir.


Filmin konusuyla ilgili anlatabilecek pek fazla birşeyim yok.. Bir kahraman ve yaşadıkları ; 


                              Kaç kişinin kahramanı olabilirsiniz ? Bir yada iki ? 


PS: İntihara meyilli insanlar izlemesin... 
22

Garip tesadüfler...

Tesadüf üstüne tesadüf derken Tanrı bana cömertliğini mi yoksa lütufkarlığını mı gösterdi tam bilemedim.. Bu kadar tesadüf sayesinde dün çok güzel bir gece geçirdim .. En azından öyle geçirdiğimi düşünüyorum. Tabi pek çoğunuza göre sıradan bir gece olabilir ; önemi yok.
Kusuruma bakmayın geceye dair herhangi bir detay veremeyeceğim. Blogta haddini bilsin bazen...
Ve derken murphy kanunu mudur yoksa hayat kanunu mu bilmiyorum ama ortaya çıkan şu oldu ; sizi mutlu eden şeyle ilgili kafanızı kurcalayacak şeyler aniden karşınıza çıkar ; tesadüfi olur hepsi ama olur.
Bende gece uyuyamayıp uyandığımda bu kötü süprizlerle karşılaştım. İlk etapta beynim kötüye yordu ama sanırım o benim hıyarlığım.. Eminim ki saçma bi kuruntuya kapılmışımdır yada kapılmamışımdır . Ama umarım kapılmışımdır. Neyse konuşulup halledilir ama umarım bu nedenle yarım kalmaz bu hoş sıcak mutluluk.
Şimdi Tanrıya kızsam mı teşekkür mü etsem arasındayım..

Sevsen beni anlamam , sevmesen suçlayamam...