SlideShow

1

Karşılaştırma...

Geçenlerde spor haberlerinde şöyle bir karşılaştırmaya görüp şok olmuştuk.
Semih ve Messi'nin istatistiksel karşılaştırması.
Messi her 46 dakikada bir golün altına imzasını atarken dünyada 1. ve ardından gelen 2. kişiyse 54 dakikada bir golün altına imzasını atan GENÇ Semih..
Aslında bu haber memleketime dair çok güzel bir özet haber..
İşin enteresan yanı en mutsuz toplum bizdeyken bardağa en dolu bakan medyada bizde.

Yakında beklediğim istatistikler :

En az alkol tüketen ülkelerin başında gelmek...
Mini etek satışının en az oldugu ülke olmak..
Tacizin en az tecavüzün en yüksek oldugu ülke olmak..
Pazar gününü tatil günü değil sevişme günü ilan edecek ilk ülke olmak ..
Adalet'in terazisinde kavun karpuz tartıp en kabzıman ülke olmak..


Gasp 30 yıldan başlıyor cinayet  5 yıl.. Burdan yola çıkarsak taciz 10 yıl tecavüz 20 yıl tecavüz edip öldürürseniz 5 yıldan başlıyordur..

Henüz alkol tasarısı üzerine pek düşünemedim ama alkol oranına göre bir düzenleme yapacağız..

Bir bira 50 tl.. Bir şişe rakı 1 yıldan başlayan hapis cezası..

Yani sevgiliyle bir şişe şarap içmenin cezası idam.. Double nikah şart azizim...

Neyse ben sizi düşündüm ve alternatif fikirlerle geldim..
Alkol yerine tiner kullanabilirsiniz. Ülkemizde çok yaygın ve bunun için herhangi bir sınırlama yok. Yaşınızında önemi yok.
Sevgili yerinede cansız manken öneriyoruz. Cezası daha az ama medyada daha çok yer bulabilme ihtimaliniz mevcut.
He diyorsanız ki ben doğuştan oyuncuyum buyrun meydan sizin.

Ayrıca değinmeden edemiyeceğim. 2B yasası.. Bütün 2B uçlu kalemler ve bütün vasfını yitirmemiş ormanlar girsin , nereye girsin kii !! 2B sınıflarıda giriversin ; bi an unuttum onlara haksızlık etmeyeyim dedim..

Hadi eyvallah...
9

Kadın

Bir kadını sevmek başkadır. Hayatı sevmekten çok başka. ..Bir kadın sevdim uyanınca bunu okumasını dilediğim ; okuyacak. Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın yoktur belki ama her mutlu erkeğin arkasında bir kadın vardır.
Nasıl bakmak başka görmek başkaysa sevişmek (hem sevip hem sevilmek) bambaşkadır.
Çok sevdiğiniz birine ne verebilirsiniz ki..
Canınız bile küçük gelir, hediye olarak düşününce...
6

Kayıp Pazar


Kayıp pazar yada bozuk pazar diye adlandırabilirim bugünü. Poh gibi yavaş bir internet yüzünden biraz hayal kırıklığı var . Ve tabi bozulmuş bir mikrofon ile kaybolmuş küpeyi unutmamak lazım.
Kulağımdaki küpeye o kadar çok alışmışım ki varken farketmiyordum ancak şimdi olmadığını farkedebiliyorum. Bu gerçekten sinirlerimi bozmaya başladı. Üstelik o küpeyi pek bi severdim. 2 senedir gık demeden kulağımda görevini yerine getirdi. Ve hatta kendisini değiştirmeyi hiç düşünmedim.
Kendisine 30 tl ödemiştim. Bir erkek için küpeye 30 tl ödemek biraz fazla geliyor. Hani sevgilinize hediye olarak alsanız 30 tl çok ufak bir rakam ama kendinize alınca iş değişiyor.
Neyse önemli olan maddi değeri değil . Şimdi ben öyle bir küpe nasıl bulacağım. Üstelik yaşadığım yerde erkek küpesi satan biryer bilmiyorum. İstanbul'da olsam aynı yere gider bakarım. Ama yok azizim. Küpesiz kaldım. Mikrofonsuzda kaldım. Gerçi mikrofonu kasa kağıdıyla değiştirmeyi umuyorum.
Küpeyi evde kaybettiğim gerçeğinide göz önüne alırsak onuda bulmayı umuyorum. Gerçi heryeri aradım bulamadım ama kimbilir hiç olmadık bir anda karşıma çıkar ve beni sevindirir.
Alttarafı küpe ulan dediğinizi duyar gibiyim. Sevdiğiniz bişeyi kaybetmek büyüklük-küçüklük kavramıyla ölçülmemeli diye düşünüyorum.
Haydi blog alemi hepinizi duaya ve ayine davet ediyorum..
Böylece tez vakitte kavuşabilirim. Üstündeki deseni bile özledim azizim.
Hem vücudumda bir metal parçası olması beni iyi hissettiriyordu. Bir nevi sabitim gibiydi.
Ona dokundugumda hissettigim sogukluk vücut ısımı anlamamı ve bundan dolayı yaşadığımı anlamamı sağlıyordu.
Vay be ne çok şeymiş bu küpe..
Kulağımı ilk deldirdiğim günü hatırlıyorum. Ne büyük şeydi benim için o zamanlar. Toplum henüz bu kadar modernize olmamıştı ve bizde çalkantılı ergen ruhlarımızı daha yoluna sokamamıştık.
Halep pasajının soldan 2. incik boncukçusunun emeğiydi bu.
Hüzünlendim şimdi ..
Herkesi yarım dakikalık saygı duruşuna davet ediyorum .
Hepimiz küpeyiz...
7

Yazardım ama..

Şimdi ben yazardım ama yazmamaya karar verdim . Canım istemedi bi konuda yazmak.
Ne yazayımki zaten..
Memleketin şu bildiğiniz halini mi yazayım..
Herkesin eylem olsun diye bağırdığını mı yazayım..
Yoksa ne bileyim mutlu aşk hayallerinizi mi yazayım..
Yada dur bildiğiniz şeyleri caf caflı cümlelerle mi anlatayım..
Yok azizim bugün hiçbirini yapmayacağım..
Neden diye sormayın bana , çünkü cevap çok basit..
Mutluyum, yazasım yok..
He öyle laf olsun diye yazıyorum bunu ..
Aradaki ince ayrıntıyı yakalayanlarada saygılar sevgiler olsun ..
14

Bir avcıdır zaman...


Rutine bağlamış eskiyorum,
Üstelik yaşananlar değil 
Yaşanmışlıklar beni eskiten.. 
Geride kalan bir saat gibi ,
Bende kalıyorum... 
Bir ceylan gibi ,
Koşuyorum yarına,
Omuzunda tüfeği , 
Zaman ,
En usta atışıyla 
Avlıyor benide... 
Kafamın arkasında ,
Koca bir delik..
Kan değil,
Geçmiş akıyor..
Av ,
Avcıya sevdalı , 
Yeni bir yarın yok,
Yeni bir sevda yok, 
Ölmek güzel şey, 
Zaman yine kahpe, 
Kim bilir kaçıncı kez aldatıyor  .. 

3

The Social Network


Facebook sitesini kuran Mark Zuckerberg'in bu siteyi kurarken yaşadığı olayları anlatan bu film gerçektende tam tamına 8.2 puanlık bir film. .
Golden Globe'da en iyi film ödülünüde hakketmiş. 
Şimdi böyle sıradan bir senaryo nasıl olurda seyirciye bu kadar güzel ve akıcı aktarılır. Bunu biliyor olsaydık hepimiz birer David Fincher olurduk. 
David Fincher almış yapmış arkadaş. Şimdiyle geçmiş arasındaki geçişleri o kadar yerinde yapmış ki sıkılmaya fırsat bulamıyorsunuz. 

Filmde gözüme batan tek hata Justin Timberlake oldu.. Şarkıcıların vs. bir filmde oynaması bana çok mantıklı gelmiyor. Neyseki Justin'in rolü azdı bu yüzden filmi aşırı etkilemedi diyebiliriz. 

IMDB gibi benim verdiğim puanda 8.2 . 
4

Black Swan


Black Swan filmi çok ses getirmiş olsada benim değerlendirmeme göre çokta güzel bir film değildi.
10 üzerinden 7.0 veriyorum kendisine..
Darren Aronofsky yönetmeseydi zaten bi bok olmazdı bu filmden..

İç ve dış dünyanın güzel harmanlanmış bir şekilde senaryoya aktarılmış olması filme artı kazandırsada film daha akıcı bir dille anlatılabilirmiş..
Kendini arayışın bu kadar sex üzerinden olması ve içinde ki karanlığı bununla örtüşmek filmide çelişkiye sokmuş.
Şahsen Natalie Portman güzel oynamış ama öyle ödül alacak derecede bi güzellik yok.
Ödül almasının sebebi şu olabilir : Natalie Portman filmde gayet masum bir kızı canlandırıyor, zaten yüzü buna gayet müsait. İşte böyle bir yüze masturbasyon sahnesini canlandırtırsanız ve bu kişide tecrübeli bir oyuncu olursa ödül kaçınılmaz oluyor.. Natalie Portman sex mimiklerini iyi canlandırmış ve ödülü kapmış. Yinede çok haklı bir ödül değil..

Filmde hata çok . Kafa karıştıralım derken kendi kafalarını karıştırmışlar. Ve neyin reel neyin sürreel olduğunu birbirine karıştırıp ellerine yüzlerine bulaştırmışlar..
Baştada dediğim gibi Darren Aronofsky gayet güzel yönetmiş , senaryo ortanın üstünde ve Natalie Portman iyi iş çıkarmış.
IMDB'de 8.6 puan almış .
Benim verdiğim puansa yukarıda yazıyor.
Kesinlikle izlenmesi gereken filmlerden biridir diyemem . Hatta ilk 1 saatinde sıkılabileceğiniz bir film.