SlideShow

13

Ya Sen Yoksan


Kalbime giden bütün damarlar gibi , kaderimin bütün yolları sanaydı... 
Ya sen yoksan ? 
Kim bilir ; 
Belki de bitiş çizgisi olmayan,
Engelli bir koşuydu benimkisi ... 
Üstelik sisli havalarda yapılan bir koşu,
Görüş mesafesi 1 ışık saliyesini geçmezdi... 
Bedenimi tamamlayan ruhum gibi, hayatımın bütün inançları sanaydı...
Ya sen yoksan ? 
5

Pertlik

Pertlik , bitmişlik anlamına gelen bir halk sözcüğüdür.  Evet bittim lan ben ; tükendim.. Alkolü yasaklasınlar artık. Her gece kendime : bu gece fazla içmiycem demekten bıktım ..  Nitekim bu cümlenin neticeye hiçbir etkisi olmuyor. Haftasonu malum heidelbergte bol sarhoşlukla geçti . Pazartesi dinlendikten sonra nerde kalmıştıklı salı gecesi başladı. Evde doğum günü partisi vardı. 4 saat çalıştıktan sonra partiye biraz geç katıldım. Bol bol votkaların üstüne en son hatırladığım şey 7-8 shot jagermeister dı. Tabi sonrası her zaman ki gibi pantolon gömlek yatakta uyanmaca. Çarşamba günü akşam 6 da anca kendime gelebilmeme rağmen limit yoktu.  Evet kokteyl akşamıydı. Açık büfe görmüş açlar gibi saldırmadıysamda mojitonun o eşsiz ve serin lezzetine karşı koyamadım.10'a kadar sayabildiğimden hiç saymadım . Sonra bara gidiverdik.Birtane onun bunun çocuğuyla tartıştığımızı hatırlıyorum ama sebebini hatırlamıyorum.
Eve sabah 8 de gelmişiz. O kadar saat ne yaptık lan : | 20 euro harcamışım , baş parmağım yarılmış ; kanıtlardan anlayabildiğim tek şey bunlar.
Hergün ayakkabıyla yatmaktan temiz çarşaf kalmadı . Şu hayatta iki kişinin bol çarşafa ihtiyacı olur : Bir çok alkol tüketenin , iki çok kadın tüketenin ...
Ben birinci kişi türünde stabilize olmuş durumdayım.
Uyku uyku birazcık daha uyku ...
Hiçbişey yapasım yok ...
Yazma yeteneğimde gitti ; kaçayım ben..
3

Seviştiren


Parmaklarımın eğimiydi,
Ellerimi seviştiren ... 
Avuçlarıma sığan dünyayken,
Bütün dualarım tanrıyaydı ... 
Gözlerimin değimiydi,
Ruhumu seviştiren..
Dudaklarım suya değerken,
Bütün seraplarım sanaydı...
Nefeslerimin şehvetiydi,
Bedenimi seviştiren...
Kalbim sana üşürken , 
Bütün güneşler uykudaydı... 
Toprağın nemiydi, 
Ölümü hayatla seviştiren... 
Ve unutma,
Aşkın faniliğiydi ,
Bizi seviştiren...  
0

Heidelberg Trip

Orada kaldığımız evden çektiğim panoramik fotoğraf.

Bu haftasonu kaldığım evde ki arkadaşlarla  2 günlüğüne Heidelberg'e gittik.. Orada ki dost fraternity 'i ziyarete gittik aslında.. Büyük bir transporter kiralandıktan sonra yol için 4 kasa bira arabaya yerleştirildi..  Yol epey eğlenceliydi ; tabi Heidelberg'e vardığımızda alkol sınırını aşmak üzereydik .. Neyse bizi mangalla karşıladılar. Uzattığım tabağa eti koyacak kişinin de kafası güzel olduğundan eti parmağımın üzerine koyuverdi. Şuan parmağımda kötü gözüken bir yanık izi var.. Ekstrem bir yanık ... Daha sonrasında biralardan sonra bi kaç saat pek bi flu . Çarşıya gitmişiz, döner yemişiz vs vs ...
Eve dönerken lanet olası manzarayı seyredeyim diye çalılıkların arasına gözlüğümü düşürdüm. Ertesi gün 1-2 saat arasamda nafile.. Tek ray-ban gözlüğümün üstüne soğuk bir bira içtim.
Neyse ilk gün hepimiz aynı oda da yataklarda sızdıktan sonra ertesi gün 9 da kaldırıltık. Tam bir işkenceydi. Duşa girmek için soyunup giremeyen arkadaşın çıplak dansıyla günüm görsel olarakta iğrenç başladı..
Duş ve kahvaltıdan sonra takım elbiselerle toplantıya yol aldık. Toplantıda saatlerce sıkılıp yorgunluktan ve açlıktan geberdikten sonra eve geri dönebildik. Oh yemek yiyeceğiz derken tek yaptığımız bira içmek oldu. İç, iç ,iç ; yeter ulan derken gece 1 de 4 arkadaş çarşıya indik. Sub-way de güzel bir sandviç patlattıktan sonra iki arkadaş bir bara gittik. Heidelberg'i bara gittiğimizde daha çok sevdim. Çünkü gittiğimiz bar alternatif müzik çalıyordu .
Göttingen'de böyle mekanlar pek yok . Genelde cıstak cıstak mekanlarr.. Ne yapalım cıstağa da alıştık artık. Ama farkettim ki ; ben alternatif rock çalan yerlerde daha bir motive olmuş oluyormuşum. Direk avcı moduna falan giriyorum. Hayat işte... Ve 2. günde salak saçma yatıp uyuduktan sonra geri dönüşe başladık. Sonunda eve vardığımızda bilanço şöyleydi:  Yanık el , kayıp bir gözlük , bozulmuş psikoloji , 2 günlük açlık ve dehşetül vahşet bir yorgunluk...

Ama iyi bir şey var ki ; Heidelberg çok güzeldi.. Öyle böyle güzel değildi .. Güzeldi : | Sevdim...
25

We Are The People

Doğuyoruz , büyüyoruz , yiyiyor ve sıçıyoruz .. Günahlar işleyip tövbeler ediyoruz ; egolar tatmin edip şekilden şekile giriyoruz.. Kariyer yada ün peşinde koşuyor , para  kazanmak için şekilden şekile giriyoruz. Hayalleri satılmış insanlar olarak 21. yüzyıla çok güzel ayak uyduruyoruz.

HAYATIN SIRADANLAŞTIRAMADIKLARINDAN MISINIZ ?


5

Mala Bağlamak

Mala bağlamak terimini eskiden çok kullandığımı farkettim aniden. Tabi Almanya'ya geldiğimden beri kullanmadığımı da farketmem fazla sürmedi. Oysa ki burada o kadar çok mala bağlıyorum ki , saymak imkansız.
Çarşamba gecesinden başlayalım. Tipik  mala bağlanma gecelerinden biriydi. Öğlen 12 de başlayan futbol turnuvası akşam 6 ya kadar sürdü. Tabi yaptığımız tek şey futbol oynamak değildi ; bunun yanı sıra mangal ve bol alkol tüketimi gerçekleştirdik. Eve dönüp içmeye devam ettikten sonra outdoor partiye gittik. Tabi o kadar uzun süreli bol alkol tüketiminden sonra bilinç kendini kapattı. Gerçi hatırlamadığım hiçbirşey yok ; genelde hiçbirşeyi hatırlamam. Hatırladığım salakça şeylerden biriyse bir kızla aramızda geçenler .. Kızla muhabbet ettikten sonra kıza içki ısmarlıyorum - niye ısmarlıyorsam artık - Neyse daha sonrasında kıza içkisini verdikten sonra kızın güzel olmadığına karar verip bye diyip gidiyorum. Nasıl salakça bir davranışsa artık. Normalde bir partide çok sarhoşken bir kıza içki ısmarlıyorsanız şansınızı yatağa zorluyorsunuz demektir. Daha sonrasında 2 saat yürüyüp kayboluşum var . Neyse ki arkadaşı arayıp taksicinin telefon numarasını alıp eve dönebildim ..

Bu çarşambanın hikayesiydi.
Gelelim dün geceye.
Yaklaşık 6 saat çalıştıktan sonra evde ki 151. kutlamaya yetişebildim ; sıra sıra biralar ve şampanyalar sonrasında başka bir dernekteki partiye yol aldık. Kontrollü olacaktım vs. ; hepsi yalan oldu.  Kaçak giriş yapıp giriş ücretinden yırttım . Daha sonrasında aldığım içki kuponuyla alkol tüketmeye başladım. Kuponu bitiricem diye götüme kadar içmek zorundaydım . İşin içine bir de sarhoş barmen girince olanlar oldu. Adama 5 kere votka enerji dedim ancak 5 kere votka portakal alabildim. İşin kötüsü adam bardağı full votkayla doldurup portakal suyunu damlatıyordu. 2 kere uyarmama rağmen sonuç değişmedi. Eve nasıl döndüğüme dair hiçbir fikrim yok . Uyandığımda çok ciks yattığımı farkettim; evet takım elbiseyle yatağımda uzanıyordum.

Az önce bir arkadaşın anlattığına göre eve taksiyle dönmüşüz ; ve diğer bir olaysa şöyle : taksi gelmiş ve beni arıyorlarmış , eleman bana tuvalletten çıkmamı söylemiş ve bende anında kapıyı açıp çıkmışım . Artık ne yapıyorduysam tuvalette ; ben bile bilmiyorum. Hayırlara vesile olsun : |

Bir diğer arkadaş sokakta uyanmış ve kayıp listesi şöyle : Ayakkabılar, cep telefonu , anahtar ve ceket..
Tam olarak bilen biri var mı diye herkese sorup duruyor ama maalesef verimli olarak hatırlayan yok.
Kendime belli süre alkol yasağı vermek istesemde mevcut şartlarda imkansız gibi görünüyor.

Başım dönüyor , fickiym böyle hayatı... İki gün daha içmeye devam ; malum 151. dernek kutlamalarımız var. Takım elbise ve alkol zorunluluğu da ekstrası.

Alkol kokan dudaklarımla ıslak ıslak öpüyorum hepinizi.
3

Aşk


Aşk,
İmkansızlık olabilitesinde,
Dans edişidir duyguların... 
Aşk,
Uzak ülkelerde , 
Yapılamamış devrimdir,
Aşk,
Yabancı kadınların,
Karanlıkta cama buğu yapan,
Ateşli nefesleridir.. 
Aşk,
0 ile 1 arasında,
Sen ve ben ihtimalsizliğidir...