SlideShow

2

Haftalık Futbol vol1

Bugün düşündümde ben futbolla ilgili neredeyse hiçbirşey yazmıyorum. Oysa futbol benim için vazgeçilmezdir.
Hem izlemesi hem oynaması.
Neyse gel gelelim bu hafta olan futbol olaylarına..
Barcelona'nın son kurbanı Athletico Madrid oldu. Başrolde 3 golüyle Messi. Eskiden tartışılırdı, dünyanın en iyi oyuncusu kim diye; ama artık tartışacak bir şey kalmadı. C.Renaldo  gitsin top sektirsin.


İspanya'nın müsait bir havaalanından atlayıp Ülkemizin tarlalarına dönüyoruz. Futbol tarlaları.. Bu tarlalar hakem yetiştirmek için elverişli değil.. Taraftar yetiştirmek için de değil..
Bir Beşiktaş- Karabük maçı var ortada. Birde Beşiktaş taraftarlarının orda burda yaktığı ağıtlar ve ettikleri küfürler.
Anlam veremedim . Hani sanal platformda yeterince karabük taraftarı olsa ortalık küfürden geçilmese anlarım.

İbrahim Doroman'ın net bir şekilde kırmızı kart görmesi gerekiyor ama olmuyor . Tek olmayan o olsa anlaşılır. Verilmeyen ilk penaltının suçlusu yine İbrahim ..
İkinci yarıda bir başka penaltı var ki hani karşılaşmayı radyodan dinlesen penaltı dersin o derece. Görmemek imkansız. Penaltı ve kırmızı kart. Hakan kendini yağlı güreşlerde sanmış ve Emenike'yi belinden tutup alaşağı etmez mi.. Hey yavrum Hakan sen neymişsin be..

Taraftarlarla arası açık olan Hakan, Cenk'in yokluğunda kaleyi kaptı. Peki ya bu ilk maçında kırmızı kartı görseydi , Beşiktaş'ın hali ne olurdu ?
Şimdi bu maçta Beşiktaşa sadece 1 puan hediye edilmedi gelecek puanlarda hediye edildi..

Gel gelelim Almeida'nın golüne. Harbiden enfes gol . Yazık olmuş. Gerçi hakemin diğer hataları olmasa, skor 2-0 Karabük lehine olur, Beşiktaş 9 kişi oynuyor olurdu. Ve tabiki o pozisyon yaşanmazdı.

Biz çizgiyi geçipte gol değeri kazanmayan topları çok gördük.. Ama el ense güreşipte kırmızı kartla cezalandırılmamayı pek görmedik..

-Spoylır-

Geçtik Fenerbahçe'ye. Sanırım şampiyonluk yolunda ki en zor virajını atlattı. Manisa öyle diri bir takım ki , oynadığı futbolla izleyenleri hayran bırakmayı başardı.
Maçta herşey olabilirdi. Kırılma noktaları epey fazla olan bir maçtı .
İki takımdan biri üstün oynadı diyemesekte Fenerbahçe galibiyete ulaştı..

Ancak bu maçla ilgili değinmek istediğim nokta şu olacak: Fenerbahçe artık bir takım gibi oynamaya başladı.
Bir Anadolu takımı gibi..
Evet bizim büyük takımlarımızın eksiği bu. Anadolu takımı gibi oynayamıyoruz.
Bir düşünsenize Anadolu takımlarını . Onlarda bizim yıldızlarımız olsa ve aynı takım oyununu oynasalar nice kupalar görürdü bu ülke .
Fenerbahçe takım olmuş ve inanmış artık. Bu saatten sonra sırtı yere zor gelir.
Manisa maçında Niang ile Semih'in performansı ekstra kötüydü.Buna rağmen takım olarak daha çok çalışınca bu açıklar kapatıldı. Mehmet Topuz uzun süre sonra parladı ve gerçekten müthiş bir maç çıkardı..

Bakalım bugün Galatasaray ne yapacak..
He Tanju Çolak'a kesinlikle katılıyorum. Evet Arda kesinlikle yıldız değil..
10

İnanmalı..


Herşeyle hiçbişey ayrımına geldiğinizde, 
3 şeyde herşeyi seçmeniz gerekir belki...
Hayatın size adaletli davranmaması normaldir ama
Ya o seçtiğiniz 3 şey,
Size adaletsiz davranıp ,
Haksızlık ederse ... 
Kızacağınız tek şey kendiniz olur.
Ve bir avuç hayal kırıklığı
Dökersiniz içinize..
Ne kadar çok severseniz 
O kadar güvenilmez olursunuz..
Normal bu..
İnsanın çok sevildiğine inanması zordur... 
Zaten ayrım burada başlıyor,
Mesele bilmekte değil,
İnanmakta... 
Biraz sevgi,
Biraz tahammül,
Sonrası kısmet...
İnanmalı insan,
Gözlerini kapayıp,
Sadece kalbiyle inanmalı... 
3

Temel ve ikincil içgüdü


Kendimden ve çevremde ki bazı erkeklerden pay biçerek yazacağım bu yazıyı...

Evet kadınlar narindir erkeklere göre .. Ama erkekler daha duygusaldır. Bir kadın mantığıyla ani kararlar verip bir erkeği yıkabilir .. Mümkündür bu.

Tek gecelik bir ilişki sonrasında neden erkek kalkıp gider , hiç düşündünüz mü .. Çünkü biraz daha kalırsa bişeyler paylaştığı için etkilenebilir. Ve kadının gideceğini bildiğinden ceketini alıp kaçması onun için en az acı verecek şey olacaktır.
Bilinenin aksine günümüzde kadınlar için ne elde edersen kârdır olayı var. Tabi ben yaşadığım ve gördüklerim doğrultusunda söylüyorum bunu .
Mesela ortalama güzellikte bir kadın yakışıklı yada paralı bir erkekle tek gecelik ilişki yaşar ve sonra sevgilisi olur. Normal şartlarda olmayacak şeyi kadın başarmıştır. Bir parçası olmuştur erkeğin.
Hani belki babalık içgüdüsü belkide başka bişey..
Eğer adam gibi adamsanız sahiplenirsiniz.
Kadınlarda bu süreç bambaşka.
Erkeklerin içgüdüleriyle kadınların kini karşılaştırırsak erkeklerin terkedilmeye daha meyilli olduğunu görebiliriz.

En temel içgüdüye gelirsek ; bunun adı kendini tatmin olur. Ki gayet normal. 6.8 milyarlık bir dünyada kendini çok yalnız hisseden insanların kendini tatmin etmek istemesi çok doğal. Tabi siz bu tatmini sadece sex olarak algılayabilirsiniz. Ama öyle değil. Gerek arkadaşlıklar , gerek sevişmeler temel içgüdüyle başlıyor.
Ve kadında temel içgüdü daha kuvvetlidir .
İkincil içgüdüyse cinsiyete göre değişkenlik gösteriyor. Ve kişiye göre tabi.
Mesela bir kadın başka bir erkekleyken bir öncekiyle içinden kıyaslayabilir . Ama bunu bir erkek yapmaz.
Neyse çok konuştum. Daha fazla söyleyecek birşeyim yok.

Dediğim gibi bunlar sadece benim hayatımın içinden gözlemler.. Nice tanımadığım kadınlar ve erkekler var .
0

Dem dem Gündem

Reha Mıhtır kıvamında bir açılış yapmak isterdim size  ama o kadar esprikçili bir insan olmam mümkün değil..
Bugün Saadettin abimizin parmağı kıvamında olaylara gireceğiz..

Gelelim ABD'ye ; ABD donuyormuş.. -30 derece soğukluğa birde tipi eklenince manzara gerçekten ürkütücü olmuş.. Belli ki küresel soğuma iş başında.. Bizden ne kadar uzakta oluyorsa o kadar vurdum duymaz oluyoruz olaylara karşı .. O yüzden bu haberi kısa kesiyorum..

Malawi ülkesinde , kamusal alanlarda osurmak yasaklanmak üzere... Yazık günah.. Açık havada osurmak bir nevi hobidir.. Malawi ülkesinin güzel insanlarının acısını paylaşıyorum..

Bilent Arsoy sahnede.. Seyirciler yerlerini almış.. O da ne ; seyirciler, kıyafetin gevşeyen lastiğinin azizliğine uğruyorlar... Fonda tombul tombul şarkısı çalıyor .. : |

Sırada portakal şehrimiz Antalya'dan bir haber var ..
N. ile R. mercimeği fırına veriyorlar.. Mercimeğin tohumu düşüyor R. nin karnına.. R. tohumu büyütüp doğuruyor.. N. istemiyor.
Karşılıklı davalar.. Ve N. den şok açıklama.. Spermlerimi çaldı..
R. nin cevap harbi bomba..
"Cüzdanından mı çaldım spermlerini. Spermlerine sahip çıksaydın. Ben senin spermlerinin bekçisi miyim ? "
Bundan sonra erkekler değil kadınlar korunacaklar ..

Japonya'yı ışıldayan diş modası sarmış.. Yakında bize ulaşması bekleniyormuş.. Dişlerinize taktıgınız ledler gülünce yanıp sönüyor.. Her renk ışık mevcutmuş.
Bizde tutmaz diyorum ben.. Her insan biraz maldır ama japonlar ekstra mal sanki..

Sizin için seçtiklerim bu kadar . Hadi eyvallah..
 
4

Kaçak


Kaçak bir yolcunun,
Sana geliş hikayesidir bu ... 
Dudaklarının sınır kapılarında, 
Gardiyan gözlerine,
Yakalanmamaya çalışan
Kaçak yolcunun hikayesi.. 
Mesafeler km ile değil,
Kalp atışıyla ölçülür olmuş...
Ben sana 1 ritim gelirken ,
Sen 3 ritim gidiyormuşsun meğer....
İki dağ kavuşmaz ya,
İki sınır birleşmezmiş...
Hem aşmamak lazım... 
Yoktur 
Böylesi Özgürlük...
Ben kaçak olayım ,
Sen sınır...


4

Sabah safsatası

İlk defa bu kadar erken saatte post yazıyorum...
Uykulu olmasam sorun yok.. Bol kabuslu ve bol terli bir gece geçirdiğimden uykumun yarısını yatakta bıraktım.. Hala yataktayım gerçi nasıl yatakta bırakıyorsam...
Kalkalı yaklaşık 1 saat oluyor ; bende gazeteye ve blog camiasında yazılanlara göz attım..

Mısır üzerine fazla birşey söylemek istemiyorum. Tek umudum yarın Mısırla aynı durumda olmamak ama tabi boş bir umut benimkisi...

Ünlüleri kaybetmek hakkında ise yorumsuzum.. Her medyasal abartıda biraz daha soğuyor insan.. Birinin yeni dizi çevirmesiyle ölmesi aynı yankıyı uyandırıyor medyada..

Görünmezlik pelerini yapmışlar.. Ama tabi henüz çok ufak boyutta.. Ataç ve toplu iğne boyutundaymış.. Yakında kırtasiyelerde şaka oyuncakları bölümünde görürsünüz : Görünmez toplu iğne..

Ulan bide sabah sabah okuduğum en şirin haber var ... Temel Reyiz haklıymış.. Bilmem ne Üniversitesi'nin araştırmasına göre ıspanak harbiden güç veriyormuş. Tabi öyle anında değil.. 3 gün içerisinde kasların daha hızlı gelişmesini sağlıyormuş. Tabi kim hergün 1 kase ıspanak yer o ayrı...

Birazda kendimden haberler sunayım..
Bugün ne yapacağıma dair pek bir planım yok.. Wilhelm Grimm hakkında Almanca ufak bir sunum hazırlamam lazım.. Onun dışında biyere CV bırakmam gerekli.. Başkada bir işim yok.. Gerisini evde pinekleyerek geçirmeyi düşünüyorum. Umarım bunu bozacak bir dış etken meydana gelmez.. Saat 7 olmuş olmasına rağmen hava zifiri karanlık... Ve geçen arabaların çıkardığı seslerden havanın ıslaklığını duyabiliyorum.. Soğuk , karanlık ve ıslak.. Bu 3 şey kesinlikle evde oturmanız gerektiğinin işareti..

Bütün bunların dışında pek mutluyum.. Isırın lan dilinizi.. Poponuzuda kaşıyın..
Sınavlarada az kaldı hadi hayırlısı..
Hadi Hero Kaçar... Uyurum belki belkide uyumam kısmet..
0

Yine Kar Yine Umut...


Şubat ayı henüz hayatıma girmişken , kar yeniden sokaklarda yerini aldı..
Artık kar yağdığı zaman tek birşey düşünüyorum. Bana özel...
Yazacak birşeyde bulamadım.. Suratımda aptal bir tebessüm ..
Şu şarkıda düşleniyorum...

Bazen bir dizi seyretmek bile sizi süper mutlu edebilir.. Tabi diziyi nasıl izlediğinize bağlı..
Hayat insanlara güzellikler sunar.. Mesela bir papatya.. Yapraklarını yolabilirsiniz koparıp evinize götürebilirsiniz yada yanına uzanır tadını çıkartırsınız; kış mevsimini düşünmeden...

Ve ben papatyanın yanında uzandım , huzurlanıyorum... Üstelik papatyalar tek mevsimlik olur ya bu öyle değil.. Aslında herşey size bağlı ; siz ne kadar inanırsanız mucizeler o kadar gerçektir..
Bazen karanlık çökebilir ; unutmamanız gerekense bulutların arkasında güneşinizin sizi beklediğidir...