SlideShow

5
Ve bir cumartesiye daha hoşgeldik sayın seyirciler... Ulan bu haftasonu olayı beni sinir etmeye başladı. Cumartesi oldu mu diyorum ki aha bitti ... Çünkü tak diye pazartesi anında kapıya dayanıyor..
Heralde bu bizim Türklüğümüzden kaynaklanıyor olabilir .. Yumurta popo mevzusuna alışkınlığımızdan ..
Neyse bunu geçelim, konumuz bu değil. . .
Dün gece yıkadığım çamaşırları asmak için bodrum katına indim .. Saat 3 bucuk civarı. Pencereden dirin dirin diye ses gelmeye başlamaz mı.. İzlediğim bütün korku filmleri film şeridi gibi geçti gözümün önünden. Avrupa yada Amerikadaysanız sıçtıgınızın ilk belirtisi oluyor bu. İkinci belirti ise müstakil evde olmak. Üçüncüsü bu evin bodrum katında gecenin bi saati yalnız başınıza abuk bi iş yapmak. Hani filmi izlerken öldürülecek kişiye dersiniz ya : "Lan manyak git yat bu saatte çamaşır mı asılır ." Dördüncü belirti ise aniden gelmeye başlayan sese doğru merakla yusuf yusuf ilerlemek. Ne yapayım arkadaş dirin dirin , sinirimi bozdu. Sonra tam aklıma bu sesin , komşunun bahçesine astığı şeylerden geldiğini anladığımda evin içinden bir ses geldi.. Karanlıkta ilerledim ve bizim biraları soğutan buzluğun gaza gelmiş haliyle karşılaştım. Ondan o kadar ses çıkarıvermiş bir anda. . Neyse sonra çıktım yukarı yattım yatağıma uyudum... Daha ölmedik : |
Freddy Bodrum'da
Ve bir cumartesiye daha hoşgeldik sayın seyirciler... Ulan bu haftasonu olayı beni sinir etmeye başladı. Cumartesi oldu mu diyorum ki aha bitti ... Çünkü tak diye pazartesi anında kapıya dayanıyor..
Heralde bu bizim Türklüğümüzden kaynaklanıyor olabilir .. Yumurta popo mevzusuna alışkınlığımızdan ..
Neyse bunu geçelim, konumuz bu değil. . .
Dün gece yıkadığım çamaşırları asmak için bodrum katına indim .. Saat 3 bucuk civarı. Pencereden dirin dirin diye ses gelmeye başlamaz mı.. İzlediğim bütün korku filmleri film şeridi gibi geçti gözümün önünden. Avrupa yada Amerikadaysanız sıçtıgınızın ilk belirtisi oluyor bu. İkinci belirti ise müstakil evde olmak. Üçüncüsü bu evin bodrum katında gecenin bi saati yalnız başınıza abuk bi iş yapmak. Hani filmi izlerken öldürülecek kişiye dersiniz ya : "Lan manyak git yat bu saatte çamaşır mı asılır ." Dördüncü belirti ise aniden gelmeye başlayan sese doğru merakla yusuf yusuf ilerlemek. Ne yapayım arkadaş dirin dirin , sinirimi bozdu. Sonra tam aklıma bu sesin , komşunun bahçesine astığı şeylerden geldiğini anladığımda evin içinden bir ses geldi.. Karanlıkta ilerledim ve bizim biraları soğutan buzluğun gaza gelmiş haliyle karşılaştım. Ondan o kadar ses çıkarıvermiş bir anda. . Neyse sonra çıktım yukarı yattım yatağıma uyudum... Daha ölmedik : |
4
Rakı
Kimine aslan sütü , kimine dert ortağı.. Balığın kardeşi , kavunun büyük ağabeyi.. Ve bazende sofrada bereket.. Sohbetin bereketi..
O sulandırılır bazen ama muhabbeti sulanmaz.. Sek içebildin mi tadı bir başka..
Her masada içilmez, önünde eğilmene gerek yok ama bardağın altına girsin üstadın..
Herşeyi yasaklarlar ama efkarımızı da mı yasaklayacaklar , o hasret kokan sohbetlerimizide mi !
Haydi şerefe..
O sulandırılır bazen ama muhabbeti sulanmaz.. Sek içebildin mi tadı bir başka..
Her masada içilmez, önünde eğilmene gerek yok ama bardağın altına girsin üstadın..
Herşeyi yasaklarlar ama efkarımızı da mı yasaklayacaklar , o hasret kokan sohbetlerimizide mi !
Haydi şerefe..
2
Eski bir parça
Ve karşınızda çok sevdiğim Oya & Bora ikilisi... Ben daha küçücükken kendi gözlerim ve kulaklarımla öğrendiğim ilk aşk hikayesiydi bu çift..
İşte böyle.. Hayat geçip gidiyor.. Yakalım bir sigara şu şarkı eşliğinde...
Ve gerçekten Sevmek Zamanı...
İşte böyle.. Hayat geçip gidiyor.. Yakalım bir sigara şu şarkı eşliğinde...
Ve gerçekten Sevmek Zamanı...
Malzemeler:
2,
4,
90lı yılların şarkıları,
aşk hikayesi,
oya bora,
oya bora şarkısı,
sevmek zamanı şarkısı
7
Ve Gece..
Gece indiği zaman,
Ateş yolcusunun kalbine,
Dumanlar çıkar,
Tanrının vapurundan..
Yeterince mavi değilsede,
Denizdir bu ; bir insan denizi ...
Ve bir dervişin gözleri,
Anlatmaya çalışır,
Boğulmakta,
Bir meseledir...
Yüzebilmek değildir yani ...
Boğulmayı bilmeyen,
Sevmeyi bilemez...
Ve susar Tanrılar...
Sevgide böyledir işte,
Önce Tanrılar
Sonra Tanrı...
Ve gece ,
İner kalbine...
Malzemeler:
1,
gemi resmi,
tanrının vapuru,
tanrıyla ilgili şiir
6
Yazamıyorum.. Ellerim değil yada düşüncelerim değil yazamayan.. Ruhum yazamıyor bu ara..
Heralde bu kadar yoğun adaptasyonlardan dolayı kendini biraz dinlenmeye çekti. Suskunluk güzel şey ama yazamamak o kadar güzel değilmiş. Beni rahatlatan tek şeyi bu ara yapamamak biraz enteresan gelmeye başladı.
Yatağa girmeden önce bu cümleleri yazılaştırayım dedim ama pek başarılı olamıyorum gibi geliyor .
Hani böyle bazen ot olursunuz yada ot gibi hissedersiniz. İşte yazmak konusunda bu ara öyleyim. Beynim boş. Belkide çok dolu . İkiside aynı hesap aslında. Çok aşırı yüklenme olunca hiçbiri üzerinde duramıyor ve buda hiçbirşey düşündüğü anlamına geliyor. He tabi istisnalar var ama onları yazamam. Onlar bana özel , çok özel.
Duygularımı anlatmak istersem şöyle anlatırım ;
Yarım bir mutluluk var üstümde,
Senden kalan ...
Yarım bir huzursuzluk var,
Geçmiş ,
Yada alışagelmişlikler..
Ama herşeyin dışında beni mutlu eden şeyler var. Aslında şey dediğime bakmayın ; insana şey diyebiliyorum bazen. Çünkü şey insandan daha değerli bir anlam taşıyor ; siz ne kadar kaba bulursanız bulun bu böyle.
Uzatmayayım ... Zaten uzatamamda. Bu yeteneğimi bu haftalık kaybettim..
Biz hayatı erteleyen mahlukatlar olarak uyku bizim için en dolu şey olsa gerek. Belkide hayatı sadece uykudayken dolu dolu yaşıyoruz.. Bunu sonra hatırlatırsanız detaylı olarak açıklarım.. Yada belki unuturum ve hepimiz cahil ama mutlu bir şekilde yaşarız..
Masallarda mutlu biter .. Bizde bir masal sayılırız öyleyse mutlu bitsin yada biz öyle sanalım..
Yazamadan yazabilmek...
Yazamıyorum.. Ellerim değil yada düşüncelerim değil yazamayan.. Ruhum yazamıyor bu ara..
Heralde bu kadar yoğun adaptasyonlardan dolayı kendini biraz dinlenmeye çekti. Suskunluk güzel şey ama yazamamak o kadar güzel değilmiş. Beni rahatlatan tek şeyi bu ara yapamamak biraz enteresan gelmeye başladı.
Yatağa girmeden önce bu cümleleri yazılaştırayım dedim ama pek başarılı olamıyorum gibi geliyor .
Hani böyle bazen ot olursunuz yada ot gibi hissedersiniz. İşte yazmak konusunda bu ara öyleyim. Beynim boş. Belkide çok dolu . İkiside aynı hesap aslında. Çok aşırı yüklenme olunca hiçbiri üzerinde duramıyor ve buda hiçbirşey düşündüğü anlamına geliyor. He tabi istisnalar var ama onları yazamam. Onlar bana özel , çok özel.
Duygularımı anlatmak istersem şöyle anlatırım ;
Yarım bir mutluluk var üstümde,
Senden kalan ...
Yarım bir huzursuzluk var,
Geçmiş ,
Yada alışagelmişlikler..
Ama herşeyin dışında beni mutlu eden şeyler var. Aslında şey dediğime bakmayın ; insana şey diyebiliyorum bazen. Çünkü şey insandan daha değerli bir anlam taşıyor ; siz ne kadar kaba bulursanız bulun bu böyle.
Uzatmayayım ... Zaten uzatamamda. Bu yeteneğimi bu haftalık kaybettim..
Biz hayatı erteleyen mahlukatlar olarak uyku bizim için en dolu şey olsa gerek. Belkide hayatı sadece uykudayken dolu dolu yaşıyoruz.. Bunu sonra hatırlatırsanız detaylı olarak açıklarım.. Yada belki unuturum ve hepimiz cahil ama mutlu bir şekilde yaşarız..
Masallarda mutlu biter .. Bizde bir masal sayılırız öyleyse mutlu bitsin yada biz öyle sanalım..
Malzemeler:
2,
masalların sonu,
mutlu son,
uykudayken yaşamak,
yarım kalanlar,
yarım mutluluk
9
Çözümlü düşünmek
Hayatımızda bir çok sorunla karşı karşıya kalırız. Bu sorunları çözmek için kafa yorarız , yani düşünürüz. Ama sanılanın aksine çözümlü düşünmek diye birşey yoktur. Çünkü ne kadar düşünürseniz düşünün, o anda vereceğiniz ani kararla sorunu çözmüş olacaksınız. Yada sorunun gelip çatacağı güne kadar kendinden oluşmuş değişikliklerle..
Heralde atalarımız boşa dememişler : " Düşün düşün , boktur işin.."
Şimdi bunu kendi açımdan uyarlayınca harbi bok diyorum.. Düşünüyorum ama düşüncelerim satılmıyor ki .. Yada altın yumurtlamıyorum..
Ayrıca ben altın yumurtlayan tavuğu keserim arkadaş.. Ya kötü ellerin eline geçerse diye keserim..
Neyse cıvıtmadan devam edeyim. Gerçi devam etcek pek bişey kalmamış...
Ekonomik zımbırtıların olmadığı bir dünya istiyorum... İyi bir gelecek için savaşıyoruzda ; hangi gelecek.. Son 10 sene için mi .. Yada ilk maaşımızı tabutumuza vermeyeceğimiz ne malum..
Diyorum diyorum ama hayat, hayat felsefeleri üzerinden yaşanmıyor..
İyisi mi hadi biz sürümüze geri dönelim ; kimse kapmasın bizi..
Kaydol:
Yorumlar (Atom)




