SlideShow

6

Yazamadan yazabilmek...


Yazamıyorum.. Ellerim değil yada düşüncelerim değil yazamayan.. Ruhum yazamıyor bu ara..
Heralde bu kadar yoğun adaptasyonlardan dolayı kendini biraz dinlenmeye çekti. Suskunluk güzel şey ama yazamamak o kadar güzel değilmiş. Beni rahatlatan tek şeyi bu ara yapamamak biraz enteresan gelmeye başladı.
Yatağa girmeden önce bu cümleleri yazılaştırayım dedim ama pek başarılı olamıyorum gibi geliyor .

Hani böyle bazen ot olursunuz yada ot gibi hissedersiniz. İşte yazmak konusunda bu ara öyleyim. Beynim boş. Belkide çok dolu  . İkiside aynı hesap aslında. Çok aşırı yüklenme olunca hiçbiri üzerinde duramıyor ve buda hiçbirşey düşündüğü anlamına geliyor. He tabi istisnalar var ama onları yazamam. Onlar bana özel , çok özel.

Duygularımı anlatmak istersem şöyle anlatırım ;
Yarım bir mutluluk var üstümde,
Senden kalan ...
Yarım bir huzursuzluk var,
Geçmiş ,
Yada alışagelmişlikler..

Ama herşeyin dışında beni mutlu eden şeyler var. Aslında şey dediğime bakmayın ; insana şey diyebiliyorum bazen. Çünkü şey insandan daha değerli bir anlam taşıyor ; siz ne kadar kaba bulursanız bulun bu böyle.
Uzatmayayım ... Zaten uzatamamda. Bu yeteneğimi bu haftalık kaybettim..
Biz hayatı erteleyen mahlukatlar olarak uyku bizim için en dolu şey olsa gerek. Belkide hayatı sadece uykudayken dolu dolu yaşıyoruz.. Bunu sonra hatırlatırsanız detaylı olarak açıklarım.. Yada belki unuturum ve hepimiz cahil ama mutlu bir şekilde yaşarız..
Masallarda mutlu biter .. Bizde bir masal sayılırız öyleyse mutlu bitsin yada biz öyle sanalım..
9

Çözümlü düşünmek

Hayatımızda bir çok sorunla karşı karşıya kalırız. Bu sorunları çözmek için kafa yorarız , yani düşünürüz. Ama sanılanın aksine çözümlü düşünmek diye birşey yoktur. Çünkü ne kadar düşünürseniz düşünün, o anda vereceğiniz ani kararla sorunu çözmüş olacaksınız. Yada sorunun gelip çatacağı güne kadar kendinden oluşmuş değişikliklerle..

Heralde atalarımız boşa dememişler : " Düşün düşün ,  boktur işin.." 

Şimdi bunu kendi açımdan uyarlayınca harbi bok diyorum.. Düşünüyorum ama düşüncelerim satılmıyor ki .. Yada altın yumurtlamıyorum.. 

Ayrıca ben altın yumurtlayan tavuğu keserim arkadaş.. Ya kötü ellerin eline geçerse diye keserim.. 
Neyse cıvıtmadan devam edeyim. Gerçi devam etcek pek bişey kalmamış... 

Ekonomik zımbırtıların olmadığı bir dünya istiyorum... İyi bir gelecek için savaşıyoruzda ; hangi gelecek.. Son 10 sene için mi .. Yada ilk maaşımızı tabutumuza vermeyeceğimiz ne malum.. 
Diyorum diyorum ama hayat, hayat felsefeleri üzerinden yaşanmıyor..
İyisi mi hadi biz sürümüze geri dönelim ; kimse kapmasın bizi.. 
5

Serbest Düşüş


Çığlıklarımla süslerken geceleri, 
İçimden bir sokak tuttum ,
Sonsuz yol vardı sana giden... 
Doğruyla yanlışı ayırt etmeden,
İki nokta düşündüm birleşen .. 
Sana dair herşey,
Serbest düşüştü kalbimde...
Ve düşünce ölünür ya ,
Aksine doğuluyormuş 
Düşülen sen olunca... 
4

Haydi Bir N-EFES

Fazla söze gerek yok .. Linke tıklayıp destekleyelim.. 

5

Alkolik Hareket Engellenemez!


Güzelim memleketimde herşey çok iyiye gittiğinden birde alkole çeşitli sınırlamalar , yasaklar getiriliyormuş.
E haklılar tabi refah seviyemiz çok yüksek ve herkes bokuna kadar mutlu olduğu için alkolün yasaklanması en uygunudur ; bende öyle düşündüm. Mutlusunuz ama keyifli değilsiniz çünkü keyiftende alkol kullanılabilir. Yani çok hüzünlenip çok keyiflenmekte yasak. Hatta kör kütük aşık olmakta yasak. Çünkü kör kütük ... 

İstanbul aşığı alkol sever insanlar yüzünden yakında Boğaz manzarasınıda yasaklarlar ...
Yada rakı balık konusunda rakıyı yasakladıkları yetmeyip balığıda yasaklarlar. Ama meraklardayım bu insanlar hiç mi tarih okumamışlar ! 
Balık yasaksa alırız oltamızı gider kendimiz tutarız. Alkolde yasaklanırsa en kaçağından yüzde 60 alkollü rakılarımızı üretiriz. 
Hapsede atarsanız hergenekon deriz kaderimize boyun eğeriz .. 

Hadi yarasın !

Ps: Kuveyt  için vize kalkmış. Hadi gözümüz aydın.. Bu yaz hep beraber Kuveyt'e..  (Bi sittirin ) 
4

Bir Şarkı Bir Söz


Uyandığımdan beri bu şarkıdayım.

Söz gelsin mi ;


En güvendiğimiz kelimeler bile yarı yolda bırakıyorken bizi , insanlar nasıl bırakmasın. 
Seni ile başlayan cümlelerin sonu gelmiyor bazen.
2

Upuuuzuuuun mim


Sevgili Rory beni mimlemiş. Çok teşekkür ediyorum kendisine. Ve soru cevap mimimize geçiyorum. Direk geçiyorum çünkü mim epey bi uzun.

Dindarsiniz ya da degilsiniz,inanciniz var yada yok,dinlerini yasadigini söyleyen insanlarda en cok sizi iten seyler ne ve neden?

Dindar değilim.Dinlerini yaşayan insanlardada beni öyle iten fazla birşey yok. Sonuçta herkesin düşüncesine saygı gösteriyorum. Ama kim derse ki ; dinimi menfaatim için yaşamıyorum , bunu itici bulurum. Çünkü kocaman bir yalandır. 
Dine inanmamanın sebebini de şöyle açıklayayım.. 

Dini insan yaratmıştır. Ben insanın yarattığına inanmam.
Şimdi kızmayın bana . Ben tanrıya inanıyorum ve tanrının yarattığınada inanıyorum bazen..
Siz Tanrının yarattığına güvenmeyip (insana) insanın yarattığına güveniyorsunuz (din ) . Enteresante .. 

Azıcık inanıyor olabilirim. Tırsıyorum . Bunun sebebide öyle büyümüş olmam. 


Sizi siz yapan özelliklerinizden en belirgin olanı ne?

Güçlü kişiliğim. Sağlam duruşum. 
Boktan olarakta agresifliğim olabilir. Daha çok şey yazarım ben buraya . Yazayım mı ; tamam yazıyorum.
Kelimeleri iyi kullanırım ama çok çok nadir böyle mala bağlayıp konuşamamda. 
Ama yinede kelimeleri iyi kullacağımı bildiginden sesimi kalın yapmış heralde. İnsanları ikna etmek konusunda işe yaramıyor değil .. 
Tamam sustum ben şimdi.


-Etrafınızdaki kişilere saygılı mısınız? Neyiniz insanlardan farklı ve ne konuda  daha çok  saygı bekliyorsunuz?

Kesinlikle saygılıyım. Saygı olmazsa olmaz birşeydir . İnsanlardan şöyle farklıyım böyle farklıyım diyemem. Düşünce tarzımız farklıdır sadece.. Şimdi ben aşık olduğumda daha duygusal oluyorumdur ama diğer bi kişi bir  ferrari gördüğünde duygusal oluyodur mesela. Sen daha duygusalsın diyebilir misiniz ; siz dersiniz ama yanlış olur. Burda iki kişide duygusaldır kimse fazla daha duygusal değil. 
Güzel örneklendirdiğimi düşündüm . :p
Daha çok saygı beklediğim tekşey düşüncelerim ve yaptıklarım. Zaten bu herşey oluyor sanırım.


İnsan’ın sizdeki tanımı ne ? Karşınızdaki kişi de olmazsa olmaz dediğiniz özelikler neler ve neden sizin için önemli bunlar ?

İnsan, beyniyle kelepçelenmiş tutuklu bir hayvandır. 
Evet  böyledir. Kusuruma bakmayın
Karşımda ki kişide özveri şarttır. Özveri özveri özveri.

-Hayata bakışınızı paylaşır mısınız? Sürekli bir şeyler için hayatı suçluyor musunuz yoksa hayatta olması gerekenler bunlar ve olması gerekenler yaşanıyor mu diyorsunuz?
Ohhh derim hep. Kaç kazık girdiğini düşünmem kaç tecrübe kazandığımı düşünürüm. Oturur acımıda layığıyla yaşarım. Hiçbişeyi suçlamam. Bir suçlu varsa o da benimdir. 
Burda olması gerekenler yaşanmıyorsa bile paralel evrenlerin birinde mutlaka yaşanıyordur. 
Sonuçta burdada olması gerekenlerin bir ihtimalini yaşıyoruz. Buda demek oluyor ki buda olması gerekenlerden biri... 


-Savaşların asıl nedeni ne sizce? İnsanoğlu kendinde neyi yok etti ki zulüm denen illet yakasını bırakmıyor dünyanın?

Ego ve hayatın boş gelmesi. Hayat herkese boş gelir çoğu zaman. Çünkü amaçsızca 50 -60 sene yaşamak pek çekilir birşey değildir. Neyse ki günümüzde malca amaçlar edinebiliyoruz. 
Savaşlarda kişisel ego ve bunun getirdiği amaçlar uğruna yapılmıştır .
Ama beyinsizliktir. Toprak dediğin şeyin çok bir önemi yoktur. Kesin birşey vardır ki , hiçbirimiz bu toprağın üstünde kalmayacağız. Belki altında kalacağız. Şayet Tanrı beni Dünyaya gönderdiyse Dünya benimdir.

-Sizi en çok huzursuz eden eksikliğiniz ne ? Şunu da düzeltseydim daha huzurlu olurdum dediğiniz, gerçeğiniz, boşvermişliğiniz, gamsızlığınız?

Bi enstrümanı süper çalsaydım diyorum hep. Bide futbolcu olsaydım oh.. Az para verselerde olur.
Ben futbola ayılırım bayılırım. 40 derece ateşim olsun telefon gelsin Berker koş halısaha maçı var desinler acımam koşarım..

Ölmeden önce ki isteklerimde şunlar olur zaten;
-Alkol ve sigara; boğaz manzarasıyla birlikte
-Halı saha maçı
-Aileyle güzel vakit geçirmek
-Sevdiğin insanla son bir kez koklaşmak sevişmek

Normal Şartlar altında yukarıda saydığım şeyler bana huzur verir . Ama öyle kalıcı bi huzur söz konusu değil. Sürekli malca yeni amaçlar edindiğimizden huzur zor iş.

-Kalbinizin sesi mi mantığınızın sesi mi? Neden ?

Kalbimin sesi. Nedeni çok basit. Mantığıyla konuşan 100 kişiye hayatınızla ilgili birşey sorun. 99'u aynı cevabı verir. 
Birde kalbiyle konuşan 100 kişiye sorun. Farklı farklı cevaplar alacaksınız.

Şimdi siz 100 kişilik sürüde bir koyun mu olmak istiyorsunuz , yoksa kendiniz mi olmak istiyorsunuz...

-Biri size bir kötülük yaptı ve biliyorsunuz ki yapılan şey bilinçliydi, tepkiniz nasıl olurdu? Susar mısınız yoksa aynı anda yüzüne vurur musunuz yapılanları? Kişilere davranışlarınızı neye göre belirliyorsunuz ?

Kişiye ve duruma bağlı. Ama susmam. Susarsam tehlikelidir. Bazende tehlikesiz. Ama tek bir oturaklı cümleyle içindeki bütün kendine saygısını öldürebilirim.

Kişilere göre davranışlarım şöyle ; nabza göre şerbet..

-Sizce, sabretmek nedir ve üzerinizde otorite kurmaya çalışan, sizin hakkınızı yiyen insanlara sabretmeli miyiz yoksa karşılık vermelimiyiz? Tepkimiz nasıl olmalı?

Of ne biçim soru bu . Sabretmek sabretmektir. Yoruldum  lan mimden. Bitmiyor.. 
Otorite kurmaya çalışan insanlarla dalga geçebiliriz . Zevklide olur .
Hakkımızı yiyen insanlara direk karşılık vermeliyiz. Kafa göz ne varsa şişirmeliyiz. 


-Bir konuşmada geçti ben böyle bir cümle kurdum:’’ Karşımdaki insan benim için değerli değilse söylediği cümlelerde değerli değildir, isterse hakkımda zanlarla kötü konuşsun hiç farketmez’’ Bunu söylememin nedeni de şu; biliyorum ki bu dünyada en zor şeylerden biri sizi anlamaya kapalı insanlara kendinizi ifade etmeye çalışmak ve birilerini memnun etmeye çalışmak..Peki siz nasıl düşünüyorsunuz bu konuda?

Beni anlayıp değer veriyorsan yanımda olmanı isterim. Yok anlamıyorsan sadece saygı duy. Arkamdan konuşabilirsin. Ama suratıma bakarken saygı duyup sessizliğini bozmaman benim için iyi birşey. Tabi senin içinde. 



-Hangi söz sizi rahatsız eder ve neden? 

Emir cümlelerinden hoşlanmam. Kıyaslanmaktan hoşlanmam. Nedeni yok hoşlanmıyorum. Sokarım nedenine.  
Sorulara bak. Sınava girdik sanki . Her sorudan sonra neden sorusu.


-Başkasında kınayıp da sonra sizinde yaptığınız bir şey var mı? (isteğe bağlı paylaşmak)

Bazen dedikodu.



İsteyen alıp yazsın . Kurtardım sizi :p