SlideShow

7

Tanrı'yı Oynamaya Gerek Yok....



Tanrı'yı oynamaya gerek yok...
Hayat, içine balıklama atılacağın birşeydir.. Tabi senin balıklama atlamasını bildiğin tek şey yumuşak deniz olduğundan , hayata dalışın pekte iyi geçmez.. Kafa üstü çakılmaktan başka şansın olmaz...
Yağmurda dolaşmayı seven hasta olma riskini çoktan göze almıştır yada bir yıldırıma hedef olmayı...
Riskler güzeldir, tatlıdır...
Sevmekte bir risktir hemde en güzelinden...
İki kişilik birşey olduğu için risk epey yüksek..

Tanrı'yı oynamaya gerek yok...
Bir hatanız yeter herşeye.. Unutmayın; siz başkasının hatasına ne kadar tahammül ederseniz sizin hatalarınız o kadar tahammül edilemez olur...
Nefs-i Müdafa'dan hüküm giyersiniz.. Duygular tehlikelidir.. Sevmek en tehlikelisi..
En masum insan bile Nefsini müdafa eder.
Oysa yapılması gereken parkanızı çekip bir sigara yakıp arkanızı dönüp gitmektir...
Suçlu olmadan gitmek...
Size yapılan haksızlıklara sesinizi çıkarmamalısınız...

Tanrı'yı oynamaya gerek yok...
Birini gözlerinden öpersiniz... Geleceği olmak için...
Birini alnından öpersiniz... Sahiplenmek için...
Birini dudağından öpersiniz..  İçinize sığmayan sevgi için..
Birini gıdığından öpersiniz... Şımartmak için...

Tanrı'yı oynamaya gerek yok...
Bir insanı en sevdiklerinize anlattığınızda riskleri düşünmezsiniz..
Yada umrunuzda olmaz..
Bazen gidemez insan..
İşte o zamanlar arkasını dönmeli..

Tanrı'yı oynamaya gerek yok ..
Şimdi gece..
Sigaramızı yakmalı..
Ve arkamızı dönmeli..
Görünecek tek şey,
Yanan şeyin dumanları...
Bırakın onlar sigara sansınlar...
0

Doktor...


1

Güzel hayaller...

Güneşi göz kapaklarına hapsederken,
Güzel hayaller kurarsın,
İçinde o olan...
Ve içine sonsuz inancını kattın mı,
Sarsılmaz bir gerçek olurlar sana...

Çok inanırsın .. Ama o kadar çok üstüne gelinir ki inançların sarsılır...

İşkence gören devrimciler olur ya aynı onlar gibiyim... Hem işkence hemde suçlu ilan ettiler...

Yatıp kalkayım 1 sene geçmiş olsun aradan... Evet 1 sene yaşlanmayı göze alıyorum şuan...
Ben unutmuşum bu hissin ne kadar boktan olduğunu...
Bu arada yaptıklarım işe yaramış..
Hakaretlerim işe yaramış.. Artık nefret ediyor benden... Yarın unuturda...

Evet bende hayvanım... Sizi hiçbirzaman üzmeyecek ama size gösterdiği yarasına tuz basarsanız sizi acıtacak bir hayvan...

İşte bu şarkıda kalp atışlarım hep hıızlanacak....

2

Acıya Uyanmak....

Saat 5.34 ve ben şimdi uyandım.. Hemde öyle böyle bir kalp ağrısıyla uyanmadım..
Gece yatmadan önce sarhoştum..
Ne kadar saydırsamda haklıydım.. Haklı sebeplerim vardı..
Yinede bana saydırmak yakışmadı. Ona bunları yapmak için haklı sebepler vermiş oldum.
Umarım sizde böyle acılar çekmezsiniz arkadaşlar..
Çünkü unutmayın iç acılar en acılarıdır .

Bugün sevdiğim kadın benim için tiksinç bi kadın oldu... Benden önce yaşadıkları veya yaptıkları yüzünden değil... Bugün yaptıkları yüzünden...

Ben yine çok özel şeylerimi çok anlatmam blogta.. Bu benim prensibimdir.. Herkes bunun farkındadır ...

Sizi çok üzen kadın size özel bi mail atıp herşeyi anlatacagını söylerken ,bunu sizin göreceğiniz bir platformda herkese anlatırsa nasıl hissedersiniz ?
Yok azizim yok..
Ben onun yaşadığı şehrin ismini her duyduğumda heyecanlanırken, hatta dün gece ona çok soğuk olmama rağmen onun yaşadığı şehirden bi polisle tanışıp heyecanlanırken onun yaptığı bu bokluk...
Ve artık ben sarhoşken öyle şeyler söyledim ki , telafisi yok... Bırakalım o küssün bana o affetmesin beni..
Vicdanını rahatlatsın.. Benim söylediğim küfür olsun..
Ama unutmayın gençler... Hayatta acıtanlar küfür değil şarapnel parçalı sözlerdir..
Ve ben dün gece hepsini içime aldım..
Başım ağrıyor.. Keşke sadece başım ağrısa..
Bloga ilk defa bu kadar samimi ve içten yazıyorum.

Ve bitti...Lanet olasıca her bok bitti..
Belki bloguda kapatırım..
Ne yapacagımı henüz bilmiyorum...
Yarın ola hayrola..
Yada kapatmam..
Bundan sonra sex blogu olabilirim..
Hiç olmadığım bir insan olabilirim..
Onun okuyacağını bildiğimden hergün başka kadınlara gidip ona acı çektirmek için o kadınlarla türlü şeyler yapabilirim..
Yapabilir miyim ?
Bilmiyorum...
Ben sarhoşken siktir git demiştim ..
Sarhoşluğuma vermeyin ayıkkende söyleyeyim..
Siktir git...

Onunla ilk bu saatlerde tanışmıştık; neyse...
Hadi dağılın amına koyim ...
13

Özür Dilerim!

Özür dilerim hepinizden ! Şu an yazacağım ve hissedeceğim herşey için özür dilerim sizden !
Ben hayatımda uzun süre sonra bi kadına öyle çok değer verdim ki size anlatamam.. Anlatsamda anlamazsınız...
Ama bu kadının yaptıgı öyle büyük bir şerefsizlikti ki anlatılmaz..
Ben bu kadın ne yapsa bunları demezdim diye düşünüyordum... Taaa ki ; bana anlatması gerekenleri herkese anlatana kadar !

Şimdi hayatımdan siktirip gitsin..
Herkese anlatsın !
2

Siktiriin Gidin...

Sizi sıradan bir insan yerine koyan herkese söyleyeceğiniz tek cümle şu ollmaılı  : SİKTİR GİT!
6

Pain



Yanımda olsan... Sussan , sadece baksan...
Kapansa kanayan yaralar...
Tanrı gülümsese,
Yağmur yağsa karla karışık...
Sevmek acıtır diyenlere inat,
Acıtmasan...
4

Ve Tanrı...

Ve Tanrı düşündü ;
Kolları yaratırken ellerin kavuşmak için uzanmasını,
Uçurumları yaratırken ,
Köprüleri,
Ve intiharları düşündü..
Tanrı iyi bir satranç oyuncusu muydu?
Bazen en önden
Piyonları feda etti...
Bir polisin
Tutukluya taktığı gibi
Bize taktığı kelepçeleri
Bir silah gibi kullanabileceğimizi unuttu..
Ve Tanrı düşündü,
Dünyada ki okyanusların,
İnsanın düşüncelerinden derin olmadığını,
Magma tabakasının ,
Bir insanın kalbinden sıcak olamayacağını ...
Ve Tanrı sustu ,
Kelimeleri o yaratmamıştı,
Düşünceleride...
Ve Tanrı korktu ,
Yarattıkları ölümlüydü,
Ya düşünceler,
Ya aşklar ...
Ve Tanrı izledi,
Ölmekle öldürmek ,
Sevmekle kaçmak,
Görmekle bakmak ,
Arasında ki çizgilerin hiçbirinde
O Yoktu,
Tek çare izlemekti...
9

Agresif..Who's your God !


Dur lan müzik açayım acayip sinirliyim.. Evet şuan blogla ikili diyalog halinde konuşuyorum..
Biramı açtım ama çerez yok . Zaten çerez yiyecek halimde yok.
Ne müzik açsam karar veremedim şuan.. Ruh halime uygun bi şarkı seçemedim..
Evanesence -Tourniquet olsun..
Kulaklığı takıp sigarayıda yaktık mı tamamızdır..

Acayip canım yandı az önce.. Hissettiklerimin oyuncak olmuş olmasına üzüldüm..
Bu olayın beni değiştireceğine üzüldüm.
Çünkü artık biraz daha kötü biri olma yolundayım.. Evet an itibariyle öyleyim.. Artık açacağım yer kalbim değil başka olacak sanırım.. Hayvansal olarak erkek olmalı değil mi.. Duygusuz odun.

Size tavsiye biri sizi öldürmeden önce siz kendinizi öldürün.. İşte bu gece benim tam olarak yapacağım şeyde bu.

Yanlışların adamı olmak.. Tanrı'nın komedyeni olmak ...
Evet budur.. Ego falan değil bu. Karşınızda bir duvar var ve ayna koyuyorlar bilerek.. Sizin duygularınızı aynen gösteren bir ayna.. Sonra aynayı çat çekiyorlar.. Müsait hıza ulaşmışsınız, duygularınız ölmek için yeterince hızlı. Yada öldürmek için..
Ve bunlar olduktan sonra mp3 playerınızın ibne kulaklığı bozuluyor.. Kesik kesik çalmaya başlıyor. Gökyüzüne bakıyorsunuz ; diyecek birşey yok.. Geç dalganı diyorsun ancak..

Biri önce size git der .. Ve 20 dakika içerisinde sesinizi tanımayacak kadar derin uykuda olur .. İşte budur. Anlamanız gerek daha fazla birşey yoktur..

Şimdi ben çırılçıplak soyunacağım.. Önce sevgi, nefret ne varsa sandalyenin üzerine bırakacağım.. Sonra üzerimde ki kıyafetleri köşeye atacağım..
Şehveti, tutkuyu üzerimde bırakıyorum..
Elime bira bardağını tutuşturup duşa gideceğim. Fonda müzik..
Uzamış saçlarımı suyun altında geriye atarken gözlerimi kapatacağım ve son düşüncelerimi orada sileceğim.. Daha sonra 2 gün önce kesmiş oldugum sakallarımı okşarken ne kadar sert olduklarını fark edeceğim ve duruşum o kadar sert olacak..

Şimdi hero gidiyor dark geliyor...
1

Sevgili Pilok...

Normalde ben sana sevgili pilok falan demem o yüzden kıymetimi bil.. Aslında yine demiycektimde biraz sinirim geçsin diye dedim.

Ben bugün içmedim lan. İçmemek için uzun uğraşlar verdim.. Gerçi ev hayatımı risklere attımda neyse..

Öyle kafama göre yazacağım bu yazıda. Konu yok hiçbişey yok...
Herşeye değinebilirim..
Yazmak için 12 dakikam var .. Fırında pizza bekliyor.. Evet bu saatte yiyeceğim ; benim için rutin birşey..

Moralim bozuk , cereyan kesik , hele birde sen yoksun ya çok yazık.. Gerçekten yazık..

Birde pilokta ilişkilerini betimleyen herkes şu şekilde yazıyor : " Of ne biçim güzel bir kız , piret pitt kıvamında çocuk , o mayy gott tarzında bir erkek ,, inanollmmazz yakuşuklu , çok seksii kızdıı "
falan filan..
Böyle benim gibi okuduklarınızı kafanızda canlandıran tiplerdenseniz beyniniz şaşıyor .. Ne oluyor lan diyorsunuz ; Herkes awesome hacı. WTF .. Yani benim anladığım blog aleminin yüzde 69 u kolpaçino .. Yinede okumayı seviyoruz..
Şimdi kimse bıdı bıdı yapmasın. Okuyan insanın eleştirme hakkıda gayet var ..

Özeleştiri olaraksa şunu sunayım : Ne lan bu caf caflı kelimeler.. Sanki 100 yaşındayımda böyle öğüt verir gibi konuşuyorum..

Farzı misal hayatınızda biri var .. Şimdi yazsanız onu düşündüğünüzü anlayacak .. Yazmasanız düşünmediğinizi sanacak .. Ne yaparsınız acaba..  Bırakalım düşünmediğimizi mi düşünsün hangisini düşünmesini istersiniz ? Bu arada ona kızgın ve kırgınsınız..Hadi yorun kafayı..

Evet cıvık yazıyorum şuan.. Gerçi yazarken ki surat ifadem gayet ciddi . Ama cıvık formatta yazmassam dökülebilirm ve buna gerek yok..

Hem sakallarım yok hemde sen yoksun.. İkisi birden ağır geliyor..
4

Bıçak

Ve karanlık,
Hep aydınlığı umanlar,
Geceyi unutanlar mıdır... 
Yada 
Duygularını bıçak altına yatıranlar mı... 
Bir yıldız , 
Avuçlarınıza kaysa,
Yine dilek tutmaya ihtiyaç olur muydu ... 
Hangisi daha acı verirdi,
Bedeninizi mi,
Yoksa ruhunuzu mu,
Bıçak altına yatırmak... 
3

Günah Keçisi

Fenomen haline gelmiş Şahin K.'nın oynadığı Günah Keçisi filminden kısa bir alıntı yapmak istedim..
Filmi izlememiş olsamda eleştirel yaklaşımları sayesinde beğenimi kazanmış bulunmakta..

İzleyelim.. Aşk-ı Memnuya'da güzel sektirmiş..


2

83. Oscar

83. Oscar Adayları açıklandı.
Aşağıda uzun listesi mevcut ama onları bilen kişiler için ben kendi tahminlerimi yazmak istiyorum..

En iyi Film :   Inception

En iyi Yönetmen : The Social Network - David Fincher

En iyi Erkek Oyuncu : Colin Firth - The Kings Speech

En iyi Kadın Oyuncu - Michelle Williams - Blue Valentine

En iyi Yardımcı Erkek Oyuncu : Christian Bale- The Fighter

En iyi Animasyon: Toy Story 3

En iyi Görüntü Yönetimi: Inception - Wally Pfister

En iyi Orjinal Senaryo : Inception: Christopher Nolan

En iyi Uyarlama Senaryo : 127 Hours, Danny Boyle, Simon Beaufoy

En iyi Kurgu : Black Swan Andrew Weisblum



En İyi Film:
The Social Network
Black Swan
The King's Speech
The Fighter
Inception
The Kids are All Right
127 Hours
Toy Story 3
True Grit
Winter's Bone

En İyi Yönetmen:
Darren Aronofsky, Black Swan
David O. Russell, The Fighter
Tom Hooper, The King's Speech
David Fincher, The Social Network
Coen Brothers, True Grit

En İyi Erkek Oyuncu:
Javier Bardem "Biutiful"
Jeff Bridges "True Grit"
Colin Firth "The King's Speech''
Jesse Eisenberg "The Social Network"
James Franco "127 Hours"

En İyi Kadın Oyuncu:
Annette Bening "The Kids Are All Right"
Nicole Kidman "Rabbit Hole"
Jennifer Lawrence "Winter's Bone"
Natalie Portman "Black Swan"
Michelle Williams "Blue Valentine"

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu
Christian Bale "The Fighter"
John Hawkes "Winter's Bone"
Jeremy Renner "The Town"
Mark Ruffalo "The Kids Are All Right"
Geoffrey Rush "The King's Speech"

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu:
Amy Adams "The Fighter"
Helena Bonham Carter "The King's Speech"
Melissa Leo "The Fighter"
Hailee Steinfeld "True Grit"
Jacki Weaver "Animal Kingdom"

En İyi Animasyon:
How to Train Your Dragon - Chris Sanders ve Dean DeBlois
The Illusionist - Sylvain Chomet
Toy Story 3 - Lee Unkrich

En İyi Görüntü Yönetimi:
Black Swan - Matthew Libatique
Inception - Wally Pfister
The King's Speech - Danny Cohen
The Social Network - Jeff Cronenweth
True Grit - Roger Deakins

En İyi Orijinal Senaryo:
Another Year: Mike Leigh
The Fighter: Scott Silver, Paul Tamasy, Eric Johnson
Inception: Christopher Nolan
The Kids Are All Right: Lisa Cholodenko, Stuart Blumberg
The King's Speech: David Seidler

En İyi Uyarlama Senaryo:
127 Hours, Danny Boyle, Simon Beaufoy
Toy Story 3, Michael Arndt, John Lasseter, Andrew Stanton, Lee Unkrich
True Grit, Joel Coen, Ethan Coen
Winter's Bone, Debra Granik, Anne Rosellini
The Social Network, Aaron Sorkin

En İyi Yabancı Film:
Biutiful (Meksika)
Dogtooth (Yunanistan)
In a Better World (Danimarka)
Incendies (Kanada)
Outside the Law (Cezayir)

En İyi Belgesel (Uzun):
Exit through the Gift Shop
Gasland
Inside Job
Restrepo
Waste Land

En İyi Belgesel (Kısa):
Killing in the Name
Poster Girl
Strangers No More
Sun Come Up
The Warriors of Qiugang

En İyi Sanat Yönetimi:
Alice in Wonderland, Robert Stromberg, Karen O'Hara
Harry Potter and the Deathly Hallows Part 1, Stuart Craig, Stephenie McMillan
Inception, Guy Hendrix Dyas, Larry Dias ve Doug Mowat
The King's Speech, Eve Stewart, Judy Farr
True Grit, Jess Gonchor, Nancy Haigh

En İyi Kostüm:
Alice in Wonderland, Colleen Atwood
I Am Love, Antonella Cannarozzi
The King's Speech, Jenny Beavan
The Tempest, Sandy Powell
True Grit, Mary Zophres

En İyi Makyaj:
Barney's Version, Adrien Morot
The Way Back, Edouard F. Henriques, Gregory Funk ve Yolanda Toussieng
The Wolfman, Rick Baker ve Dave Elsey

En İyi Kurgu
Black Swan Andrew Weisblum
The Fighter Pamela Martin
The King's Speech Tariq Anwar
127 Hours Jon Harris
The Social Network Angus Wall ve Kirk Baxter

En İyi Müzik:
How to Train Your Dragon, John Powell
Inception, Hans Zimmer
The King's Speech, Alexandre Desplat
127 Hours, A.R. Rahman
The Social Network, Trent Reznor ve Atticus Ross

En İyi Şarkı:
Coming Home - Country Strong
I See the Light - Tangled
If I Rise - 127 Hours
We Belong Together - Toy Story 3

En İyi Görsel Efekt:
Alice in Wonderland, Ken Ralston, David Schaub, Carey Villegas ve Sean Phillips
Harry Potter and the Deathly Hallows Part 1 Tim Burke, John Richardson, Christian Manz ve Nicolas Aithadi
Hereafter, Michael Owens, Bryan Grill, Stephan Trojanski ve Joe Farrell
Inception, Paul Franklin, Chris Corbould, Andrew Lockley ve Peter Bebb
Iron Man 2, Janek Sirrs, Ben Snow, Ged Wright ve Daniel Sudick

En İyi Ses:
Inception, Richard King
Toy Story 3, Tom Myers ve Michael Silvers
Tron: Legacy, Gwendolyn Yates Whittle ve Addison Teague
True Grit, Skip Lievsay ve Craig Berkey
Unstoppable, Mark P. Stoeckinger

En İyi Ses Miksaj:
Inception, Lora Hirschberg, Gary A. Rizzo ve Ed Novick
The King's Speech, Paul Hamblin, Martin Jensen ve John Midgley
Salt, Jeffrey J. Haboush, Greg P. Russell, Scott Millan ve William Sarokin
The Social Network, Ren Klyce, David Parker, Michael Semanick ve Mark Weingarten
True Grit, Skip Lievsay, Craig Berkey, Greg Orloff ve Peter F. Kurland
4

Kayıp Ruhlar



Sevgili Laliş kendi kendisini yiyip bitiren soruyu bizede yöneltmiş, teşekkür ettim .. Ben açıkçası bu soruyu duyduğuma sevindim .. Çünkü bu konuda iki satır söyleyecek şeyim olduğuna inanıyorum..

Soru: Biz neden bu dünyaya geliyoruz ?

Bi çok nedeni olabilir diyerek çelişkili bir başlangıç yapmak istesemde bunu demeyeceğim.. Hepimiz birer parçayız mutlak birer  parça. Ha bunu böyle söylemek çok kolay. Ama bütüne bakmalı ..
Bir bitkinin yaprakları vardır yeşil ve renkli renkli çiçekleri vardır . Kök gövde ...
Bir insanın akyuvarları vardır.. Ya dünya bir insan biyolojisine sahipse .. Magma tabakası midesi ... Biz insanlar akyuvarları olsak ve bazılarımızda virüsler.. Dünyayı kurtarmak için bitmek bilmeyen bir savaş..
İçimizdeki akyuvarlarla virüslerin savaşıda bizi kurtarmak için değil mi ...
Mesela ben olsam olsam dili olurdum..
Düşünsenize dünyanın bir insan olduğunu , içine akıttığında göz yaşlarını yağmur yağıyor olurdu.. Ve Dünyanın tek kadını Güneş olurdu değil mi ...

Bu fantastik varsayımdan çıkıp biraz daha reele geleyim diyorum ama hayat zaten bir varsayım..  Ben varım varsayımı..
Ve hayat aslında komple bir ölüm .. Komple bir ölümde komple bir doğumdur.. Hayat değişimdir diyorlar ya .. Değişim ölümdür azizim.. Eskisi ölür yenisi doğar buna değişim denir.. Hergün değişiyoruz..
İnsanın sabitini bulması şart. Aslında tek amacımız ne olduğumuzu bulmak ama biz kendimize bir sürü dert çıkarmışız .. Para , okul , gelecek diye..
Neyse dert iyi birşey.. Hiç derdim olmasa kafayı yerdim heralde.. Düşünsenize bokunuza kadar herşey iyi.. Ama yinede birşeyler eksik ; hissedersiniz.. Eksiği bulamayacağınızdan bunu düşünerek kafayı yerdiniz..
Pek çok filozofun yada delinin hayatı böyle sonlanmıştır ..


Ve ben geleyim artık kısa ve öz cevabıma :

Siz cevapları arıyorsunuz , lakin bu yanlış.. Aramanız gereken sorulardır .. Ne zaman ki doğru soruyu buldunuz işte o zaman kendinize bir adım yaklaşmışsınız demektir.

İnsan neden en iyi kendini kandırır ? Neden insan en çok kendinde kaybolur ?
Sanırım bu yüzden hayattayız ..


İsteyen alsın yazsın tepe tepe kullansın...
0

5 sulari

Saat sabahin 5 i ve hatta 6 ya geliyor. Eskisi gibi cep telefonundan yaziyorum suan ey gidi gunler . telefondan yaziyorum cunku yaklasik 4 saattir yatakta debeleniyorum..
Karanlik bile uyuyor ama ben yapamiyorum ...
Aklimda tek bisey var. Sey dedigime bakmayin...
Kendisinden bir haber alabilsem yada bana guzel bir iyi geceler dese ne hos uyurdum simdi.

Bugun almanyaya geleli 4 ay oldu. mobil yazinca aklima geldi yasadigim turlu buhranlar.gerci bitmis degil. hele dur derler adama.

neden essek oldugumuzu anlamaya caliscagimiza kotegi anlamaya calisiyoruz ; yazik bize...

gitmeden son iki satir :

yorganin bedenimi orttugu gibi ,
ort ruhumu ...
Gozume giren uyku gibi,
En tatli halinle,
Gir duslerime...
Senin olmadign yerde,
hayalin baslar...
3

Herşey Sex Değildir


Başlığımız zaten Ülkemizin gündemini oluşturmakta. Bende böyle gazete yazarı gibi manşet atmak istedim ..
Neyse hepimizin bildiği üzere x kişisi geçenlerde uzun bir nutuk atmıştı , bu nutugun ana fikri ve temel cümlesi şuydu : "Herşey sex ve içki değildir..."
Ünlü komedyen Cem Yılmaz çok hoş bir cevap vermiş bu duruma .. İşte buyrun cevap:

"Hayatta herşey sexten ibaret değildir demişler;
İyi ama hayatta herşey seks ile başlar. İçinizde mitoz bölünme ile doğan var mı ?
Ben babamdan koptum.
Kuzenlerim benden koptular. Hayatta herşey seks ve içkiden ibaret değilmiş.. "

Açıkçası Cem Yılmaz'ın bu cevabına pek bi güldüm..

Bu olayla bağdaştırabileceğimiz diğer haber ise Almanya'da yaşayan bir türkle ilgili..
Türk erkeği karısını polise şikayet ediyor . Sebepse şu : Karım sürekli seks istiyor ..
Polis duruma el atıyor ve boşanma kararı alınıyor.
Şimdi bizim x kişimiz bu haberi duyunca ne çok sevinmiştir . Hatta bu haberi kullanıp demeçlerde verilebilir. Bakın sex bıktırıyormuşta falan diye..

Neyseki sex içki gibi dışarıdan tedarik edilmiyor. Yoksa onada yasak gelirdi..
Aman dikkat.. Şu şarkı gelsin..                        Perdeyi ört Kız
4

Genellemeler..


Her insan özürlüdür ..
Her kuş uçar.
Her insan hayvandır.
Her kuş hayvandır.
Her insan tutsaktır.. 
Altın kafes yoktur, geniş kafes vardır.. 
Tüme vardık : Uçmak, özgürlük değildir.. 

Kadın konuşmaz..
Erkek susar..
Çoka bakmayan çoku bilmez..
Çoku bilmeyen azıda bilmez.. 
İnsan bir gecede bıkmaz.
Bin gecedede bıkmaz.. 
Göz uzağa bakarsa yol gelir..
Tüme vardık: Her gidiş yeni bir maymun iştahıdır.. 

Düşünceler soyuttur.
Davranışlar somut..
Emek yıkılabilirdir..
Düşünceler yıkılamaz..
İnsan somuttur..
Ruh soyut..
Tümevardık: Soyut yaşamalı insan.. Somut yaşayanlar ölür sadece.. 
12

Ne zor iş


Avrupada az dil bilen türk olmak çölde kutup ayısının yarım kalmış orgazmı olmak gibi birşey..
Hikayeye geçelim..
Dün yoğun tempolu bir günün sonunda arkadaşın doğum günü partisi vardı ..Neyse ben nezaketen oturup bir iki bardak içip odama kaçacaktım. Plan buydu..
Misafirler geldi .. Bir bucuk ay öncesinde tanıştığımı bir iki kişi vardı aralarında. Con  , pitır ve cuel ..
Nasıl bi etki bırakmışsam üstlerinde . Adamlar gelir gelmez merhaba fondip dediler..
Yok dedim ık dedim mık dedim. Sen türk değil misin .. Türkler misafirperverdir falan.. Harbi misafiri perv ettik.. Votka bira jagermeister derken hop bi baktım sokaktayız. Hop bi baktım bodyguardlarla konuşuyorum. Sonra bi baktım sabah olmuş yatağımdayım.. Cüzdanımdan 10 euro gitmiş cebime mentos vişneli sakız gelmiş ..
Ne kadar sarhoş olsamda aklımdan çıkmayan tek bişey var  ve ben sakızı görünce direk tebessüm ettim..
Çünkü ben sakız pek çiğnemem arkadaş.. Bilinçaltımda nasıl bir o varsa artık en sarhoş halimde gidip sakız almışım..

Neyseki doğum günü faslı bitti.. Bir haftada 2 doğumgünü kastı beni. Vücudum kasıldı. Kilo verdim ...

İleride alkol diyeti kitabımla Diyetisyen Hero olarak karşınıza çıkmayı hedefliyorum.

Hatta ufak ipuçları vereyim :
Yatmadan önce aç karna 1 litrelik bira fondip . . Hep son yedikleriniz gidiyor hem içtiginizde gidiyor. Bu yüzden gece uyurken yağ haline evrimleşicek kalorileriniz olmuyor.
Hem sabahada etkisi var . Güzel bir iştahsızlık . İstesenizde yiyemezsiniz.
Tek öğün akşam yemeği ve tekrar 1 litre fondip.  Böylece günde 50 kalori alıp ayda 12 kilo vermeniz garanti.

Konu dağıldı.
Bugün mal halimle okulada gittim. Alışverişte yaptım.
Dışarıda hava çok iç karartıcı.. Hani böyle yatmaktan başka hiçbişey yapmamanız gereken günler olur ya işte o gün tamda bugündü..

Yorum ayarlarımı değiştirdim. Artık yorumlar direk yayınlanmıyor.. Kontrolden geçiyor. Sırf kendimi birazcık diktatör hissedebilmek için yaptım bunu .... Jeux D'en Fants filmi geldi aklıma .. Neyse...
Turta olmakta güzeldir.. Karnım acıktı. . .
Ne diyordum he yorum ve kontrol. İleride dahada diktatör hissetmek için kontrolör alabilirim..
Maaş: 20 paket cips 20 paket çikolata 20 kutu kola
Zaten evden yapacagınız için yol yok.
SSK da yok ..

İleriye dönük iş düşünenler cvlerini yollasınlar..
1

Karşılaştırma...

Geçenlerde spor haberlerinde şöyle bir karşılaştırmaya görüp şok olmuştuk.
Semih ve Messi'nin istatistiksel karşılaştırması.
Messi her 46 dakikada bir golün altına imzasını atarken dünyada 1. ve ardından gelen 2. kişiyse 54 dakikada bir golün altına imzasını atan GENÇ Semih..
Aslında bu haber memleketime dair çok güzel bir özet haber..
İşin enteresan yanı en mutsuz toplum bizdeyken bardağa en dolu bakan medyada bizde.

Yakında beklediğim istatistikler :

En az alkol tüketen ülkelerin başında gelmek...
Mini etek satışının en az oldugu ülke olmak..
Tacizin en az tecavüzün en yüksek oldugu ülke olmak..
Pazar gününü tatil günü değil sevişme günü ilan edecek ilk ülke olmak ..
Adalet'in terazisinde kavun karpuz tartıp en kabzıman ülke olmak..


Gasp 30 yıldan başlıyor cinayet  5 yıl.. Burdan yola çıkarsak taciz 10 yıl tecavüz 20 yıl tecavüz edip öldürürseniz 5 yıldan başlıyordur..

Henüz alkol tasarısı üzerine pek düşünemedim ama alkol oranına göre bir düzenleme yapacağız..

Bir bira 50 tl.. Bir şişe rakı 1 yıldan başlayan hapis cezası..

Yani sevgiliyle bir şişe şarap içmenin cezası idam.. Double nikah şart azizim...

Neyse ben sizi düşündüm ve alternatif fikirlerle geldim..
Alkol yerine tiner kullanabilirsiniz. Ülkemizde çok yaygın ve bunun için herhangi bir sınırlama yok. Yaşınızında önemi yok.
Sevgili yerinede cansız manken öneriyoruz. Cezası daha az ama medyada daha çok yer bulabilme ihtimaliniz mevcut.
He diyorsanız ki ben doğuştan oyuncuyum buyrun meydan sizin.

Ayrıca değinmeden edemiyeceğim. 2B yasası.. Bütün 2B uçlu kalemler ve bütün vasfını yitirmemiş ormanlar girsin , nereye girsin kii !! 2B sınıflarıda giriversin ; bi an unuttum onlara haksızlık etmeyeyim dedim..

Hadi eyvallah...
9

Kadın

Bir kadını sevmek başkadır. Hayatı sevmekten çok başka. ..Bir kadın sevdim uyanınca bunu okumasını dilediğim ; okuyacak. Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın yoktur belki ama her mutlu erkeğin arkasında bir kadın vardır.
Nasıl bakmak başka görmek başkaysa sevişmek (hem sevip hem sevilmek) bambaşkadır.
Çok sevdiğiniz birine ne verebilirsiniz ki..
Canınız bile küçük gelir, hediye olarak düşününce...
6

Kayıp Pazar


Kayıp pazar yada bozuk pazar diye adlandırabilirim bugünü. Poh gibi yavaş bir internet yüzünden biraz hayal kırıklığı var . Ve tabi bozulmuş bir mikrofon ile kaybolmuş küpeyi unutmamak lazım.
Kulağımdaki küpeye o kadar çok alışmışım ki varken farketmiyordum ancak şimdi olmadığını farkedebiliyorum. Bu gerçekten sinirlerimi bozmaya başladı. Üstelik o küpeyi pek bi severdim. 2 senedir gık demeden kulağımda görevini yerine getirdi. Ve hatta kendisini değiştirmeyi hiç düşünmedim.
Kendisine 30 tl ödemiştim. Bir erkek için küpeye 30 tl ödemek biraz fazla geliyor. Hani sevgilinize hediye olarak alsanız 30 tl çok ufak bir rakam ama kendinize alınca iş değişiyor.
Neyse önemli olan maddi değeri değil . Şimdi ben öyle bir küpe nasıl bulacağım. Üstelik yaşadığım yerde erkek küpesi satan biryer bilmiyorum. İstanbul'da olsam aynı yere gider bakarım. Ama yok azizim. Küpesiz kaldım. Mikrofonsuzda kaldım. Gerçi mikrofonu kasa kağıdıyla değiştirmeyi umuyorum.
Küpeyi evde kaybettiğim gerçeğinide göz önüne alırsak onuda bulmayı umuyorum. Gerçi heryeri aradım bulamadım ama kimbilir hiç olmadık bir anda karşıma çıkar ve beni sevindirir.
Alttarafı küpe ulan dediğinizi duyar gibiyim. Sevdiğiniz bişeyi kaybetmek büyüklük-küçüklük kavramıyla ölçülmemeli diye düşünüyorum.
Haydi blog alemi hepinizi duaya ve ayine davet ediyorum..
Böylece tez vakitte kavuşabilirim. Üstündeki deseni bile özledim azizim.
Hem vücudumda bir metal parçası olması beni iyi hissettiriyordu. Bir nevi sabitim gibiydi.
Ona dokundugumda hissettigim sogukluk vücut ısımı anlamamı ve bundan dolayı yaşadığımı anlamamı sağlıyordu.
Vay be ne çok şeymiş bu küpe..
Kulağımı ilk deldirdiğim günü hatırlıyorum. Ne büyük şeydi benim için o zamanlar. Toplum henüz bu kadar modernize olmamıştı ve bizde çalkantılı ergen ruhlarımızı daha yoluna sokamamıştık.
Halep pasajının soldan 2. incik boncukçusunun emeğiydi bu.
Hüzünlendim şimdi ..
Herkesi yarım dakikalık saygı duruşuna davet ediyorum .
Hepimiz küpeyiz...
7

Yazardım ama..

Şimdi ben yazardım ama yazmamaya karar verdim . Canım istemedi bi konuda yazmak.
Ne yazayımki zaten..
Memleketin şu bildiğiniz halini mi yazayım..
Herkesin eylem olsun diye bağırdığını mı yazayım..
Yoksa ne bileyim mutlu aşk hayallerinizi mi yazayım..
Yada dur bildiğiniz şeyleri caf caflı cümlelerle mi anlatayım..
Yok azizim bugün hiçbirini yapmayacağım..
Neden diye sormayın bana , çünkü cevap çok basit..
Mutluyum, yazasım yok..
He öyle laf olsun diye yazıyorum bunu ..
Aradaki ince ayrıntıyı yakalayanlarada saygılar sevgiler olsun ..
14

Bir avcıdır zaman...


Rutine bağlamış eskiyorum,
Üstelik yaşananlar değil 
Yaşanmışlıklar beni eskiten.. 
Geride kalan bir saat gibi ,
Bende kalıyorum... 
Bir ceylan gibi ,
Koşuyorum yarına,
Omuzunda tüfeği , 
Zaman ,
En usta atışıyla 
Avlıyor benide... 
Kafamın arkasında ,
Koca bir delik..
Kan değil,
Geçmiş akıyor..
Av ,
Avcıya sevdalı , 
Yeni bir yarın yok,
Yeni bir sevda yok, 
Ölmek güzel şey, 
Zaman yine kahpe, 
Kim bilir kaçıncı kez aldatıyor  .. 

3

The Social Network


Facebook sitesini kuran Mark Zuckerberg'in bu siteyi kurarken yaşadığı olayları anlatan bu film gerçektende tam tamına 8.2 puanlık bir film. .
Golden Globe'da en iyi film ödülünüde hakketmiş. 
Şimdi böyle sıradan bir senaryo nasıl olurda seyirciye bu kadar güzel ve akıcı aktarılır. Bunu biliyor olsaydık hepimiz birer David Fincher olurduk. 
David Fincher almış yapmış arkadaş. Şimdiyle geçmiş arasındaki geçişleri o kadar yerinde yapmış ki sıkılmaya fırsat bulamıyorsunuz. 

Filmde gözüme batan tek hata Justin Timberlake oldu.. Şarkıcıların vs. bir filmde oynaması bana çok mantıklı gelmiyor. Neyseki Justin'in rolü azdı bu yüzden filmi aşırı etkilemedi diyebiliriz. 

IMDB gibi benim verdiğim puanda 8.2 . 
4

Black Swan


Black Swan filmi çok ses getirmiş olsada benim değerlendirmeme göre çokta güzel bir film değildi.
10 üzerinden 7.0 veriyorum kendisine..
Darren Aronofsky yönetmeseydi zaten bi bok olmazdı bu filmden..

İç ve dış dünyanın güzel harmanlanmış bir şekilde senaryoya aktarılmış olması filme artı kazandırsada film daha akıcı bir dille anlatılabilirmiş..
Kendini arayışın bu kadar sex üzerinden olması ve içinde ki karanlığı bununla örtüşmek filmide çelişkiye sokmuş.
Şahsen Natalie Portman güzel oynamış ama öyle ödül alacak derecede bi güzellik yok.
Ödül almasının sebebi şu olabilir : Natalie Portman filmde gayet masum bir kızı canlandırıyor, zaten yüzü buna gayet müsait. İşte böyle bir yüze masturbasyon sahnesini canlandırtırsanız ve bu kişide tecrübeli bir oyuncu olursa ödül kaçınılmaz oluyor.. Natalie Portman sex mimiklerini iyi canlandırmış ve ödülü kapmış. Yinede çok haklı bir ödül değil..

Filmde hata çok . Kafa karıştıralım derken kendi kafalarını karıştırmışlar. Ve neyin reel neyin sürreel olduğunu birbirine karıştırıp ellerine yüzlerine bulaştırmışlar..
Baştada dediğim gibi Darren Aronofsky gayet güzel yönetmiş , senaryo ortanın üstünde ve Natalie Portman iyi iş çıkarmış.
IMDB'de 8.6 puan almış .
Benim verdiğim puansa yukarıda yazıyor.
Kesinlikle izlenmesi gereken filmlerden biridir diyemem . Hatta ilk 1 saatinde sıkılabileceğiniz bir film.
15

İnsan Hayvanötesidir...

Az önce okuduğum haberler insanların ne kadar tehlikeli yaratıklar olduğunun farkına vardım.
Hepiniz okumuşsunuzdur sanırım bu haberi. Beykoz lisesindeki 16 yaşında ki kızın haberini ..
Ne orospuluk diyeceğim ne hayvanlık, çünkü bu kişinin yaptığı hiçbirşeye sığmıyor.
16 yaşında diye savunmasın kimse. Gayet 16 yaşında hata yapılırda belli çerçevede yapılır .
Hadi gidip bir erkekle birlikte olmuşsun hadi gidip hamile kalmışsın. Bunlar kabul edilebilir şeyler ..
Ama tek başına doğurup bebeği çöpe atmak.. Bu kabul edilemez. Şurdan bir seri katil çağırsanız bunu yapamaz heralde.
5 dakika önce kendi canından var ettiği bebeği çöpe atan kız tanımadığı size ne yapmaz..
Böylelerini yaksınlar arkadaş.. Götlerine molotof kokteyl bağlayıp yaksınlar hatta.
10

Regl




Parmağım, yolunu bulan su gibi buluyordu bedeninde ki tüm adresleri...
Nefessiz kalışımın kaçıncı saatiydi kimbilir , 
Ve bu süreyi ölçecek teknoloji henüz gelişmemişti, 
Seni düşünürken ki,
Atan kalbimin ritmini ölçebilecek bir şeyin gelişmediği gibi... 
Araladığında bıçak iki göğsümün arasını,
Regl kanıydı dökülen...
Döllenmemiş bir kalbin , 
Kendini parçalamasından başka bir şey değildi bu ... 
Sen gelmeden önce, 
Her sevişme 
İntihardı benim için... 
0

68. Golden Globe Ödülleri

2011 Altın Küre ödülleri dağıtıldı.
Yurtdışında olduğumdan dolayı fazla film seyretme imkanım olmuyor.  O yüzden filmler hakkında bir fikrim yok.
Yinede bir kaç cümle yazarım . Önce ödüllerin bir kısmını şöyle yazayım...

En İyi Film :

The Social Network

Yönetmen koltuğunda David Fincher'ın oturması zaten filmi kafadan üst sıralara taşıdı. Ve birde senaryosunun önemi var. Çok yaygın bir network ağı olan facebook kullanıcı sayısı çok yüksek. Ve senaryonun bu ağın oluşumu ve gelişimi hakkında olduğunu düşünürsek , filmin en iyi film seçilmesine şaşırılmamalı.


En İyi Kadın Oyuncu :


Natalie Portman

Black Swan filmiyle bu ödülü kazanan Natalie Portman zaten seyircilerin gönlünde taht kurmuş bir isim. İzlememiş olduğum Black Swan filmiyse IMDB'de en iyi 250 ye girdiğine göre Natalie Portman'a sadece oynayıp kazanmak düşmüş . .

En İyi Erkek Oyuncu:

Colin Firth

The Kings Speech adlı filmle ödülü kazanmış. Açıkçası , filmi izlemediğim için hiçbir fikrim yok . İzleyin karar verin .
Şahsen 2005 yılında Philip Seymour Hoffman'ın en iyi erkek oyuncu Oscar ödülünü aldığı "Capote" filmini izlemiştim. Adam gerçekten aşmış bir rol çıkarmıştı ama filmde bir o kadar yavandı. Uyumamak için türlü sinir krizine girmiştim.

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu

Christian Bale

The Figher filmiyle ödülü kazanmıştır. Christian Bale'in yeri benim için farklı olduğundan bu filmi fırsat bulur bulmaz izleyeceğim .

En İyi Yabancı Film

In a Better World . Danimarka çıkışlı olan bu film hakkında hiçbir fikrim yok.. Ama yabancı filmlere daha bir özen gösterilmeli diyerekten hepinizi izlemeye davet ediyorum..
9

Kucaktada Gideriz...

Günümüzde hepimiz gündüzleri haberleri televizyondan değilde internet gazetesi üzerinden alıyoruz ... İnternetin sağladığı önemli kolaylıklardan biri.. Ancak ülkemizin gazeteleri pekte iyi işler becerebiliyor diyemem. Zaten TV'deki Ana Haber bültenleri ne yapıyorsa gazetelerde bir kademe kötüsünü yapıyor ; buda gayet normal.
Farkındaysanız e-gazetelerde sürekli bir resim galerisi, videolarla falan karşılaşıyorsunuz. İlgi çekmek için kıyıya iliştirilmiş bir buluş, görenleri şaşırtan ilginç bir canlı  ve bir şeyin faydaları.. 

Evet bu birşeyin faydaları üzerine biraz durmak istiyorum . .Biliyorsunuz ki söylenene göre yediğimiz herşeyde kanserojen madde bulunmakta. Bunun doğruluk oranı yüksektir . Ama son günlerde şuda söylenmeye başladı ; neredeyse yediğimiz herşey kansere iyi geliyor. Tabi bu benim saptamam . Her gün gazetede bir başka şeyin kansere bile iyi geldiği söyleniyor. Hatta bir şeiyn o kadar çok faydası var ki say say bitmiyor. Ve tabi ben düşünmeden edemiyorum ; madem bunun bile bu kadar çok faydası var hergün neden bi sürü insan hastalıklardan ölüyor. 
Lakin bugün Sabah gazetesinde Simitin kansere bile iyi geldiğini yazmışlar. O zaman bizim insanımızda neredeyse hiç  kanser olmaması lazım.. Simit ayrandan az mı midemiz kurumuştur milletçe .. 



Günün efsane haberiyle devam etmek istiyorum.. Gururumuz otobüsçü şoföründen bahsediyorum. Gayet centilmen abimiz ayakta kalan bayanı kucağına oturtup otobüsü öyle sürmüş.
Otobüse binen bilir...  Ben kaç kere kucağa oturdum , saman altından otobüsün tacizine uğradım ; sayamadım.  İnsanların hayatını tehlikeye atarsanız , açığa alınmazsınız ; amma velakin bir bayanı kucağa oturtmak buna sebep olur. Hele bir erkeği oturtursanız sınırdışı bile olabilirsiniz .. 

Uzun atlama yapıp genele yaymak istiyorum bu olayı.. Memleketimi kucağa oturttular, azizim.. 
The United Arabic Emirates olmaya adım adım gidiyoruz. Çok fazla söyleyecek şeyim yok .. Çokta çakmam siyasetten , sevmemde. Ağzı olan konuşuyor modunda değilde, görüp okuyup öğrendiklerime mantığımla yaklaşıp öyle yorumlarım. 

-Ayırıcı yada Spoylırr yadaa Spoiler yada Uçağın fren kanadı ---
----Spoiler işte lan ----- 

Kitapta bulunan mikropları öldüren cihazı yapmışlar.. Afedersinde çokta pipime.. Çok okuyoruz ya bi onun mikrobu kalmıştı.. Keşke hepimiz kitap mikrobundan ölsek .. Nerde azizim.. Biz anca vurdumduymazlıktan ölürüz.. 

Tamam sustum ve gittim.. 
0

Sunny Sunday


Güneşli ve kuş sesleriyle dolu bir pazar gününe gözümü açtım.. Hoş hissettirdi ama birşeyler eksikti.. Neyse eksiği anlatamayacağıma göre es geçeyim..
Almanya'da ne zaman güneş görsem çölde su gören bedevinin ruh haline bürünüyorum..
Eminim ki bir kaç sene daha burada kaldıktan sonra din değiştirip güneşe tapmaya başlayabilirim. Çölde yaşasaydım yağmura tapardım .
Tanrı, olmayandır çünkü...


Bugün meşgulüm. Akşam görüşürük.
4

Geçmiş zamanlar



Şimdi ben anlatmaya başlardım.. 
Siz anlamazdınız.. 
Gülerdik saçma sapan.. 
Düşünmezdik hiçbirşey.. 
Odamın loş ışığında karanlık odalar yaratırken,
Her birini geçmişle donattım.. 
Eski şarkıları dinlerken,
En güzel anılar ihanet edip ,
Göğsüme sapladılar bıçağı.. 
Mutlu olmak fiili sadece mişli zamanda çekimlenirmiş.. 
Dili-ni yutmuş zamanlar varken,
Ben nasıl konuşayım... 
1

İçimdeki Karanlık


Ve içimdeki karanlığı serbest bırakmam gerektiğini anladım, yeniden..
Zaten boş bir hayata ışık gerekmezmiş...
Eskiyle yeninin savaşını içimizde verirken ,
Oyuncakları düşünmüyor muyuz ,
Bizi oyalayan daha küçücükken..
Geçmiş olmasaydı nankör olmazdık,
Ve gelecek olmasaydı böyle paranoyak olmazdık ...
Bugün olmasaydı,
Ölmezdik..
Geçmişte yada gelecekte ölmüyorsun..
Öldüğün gün,
Bugündür..
Ve insanlar embriyo halindeyken düşünebilseydi eğer,
Nice cinayetler görürdük..
Peki ya ruhlar satılabilseydi ,
Kaç paraya satardık..
Kaç paralık orospular olurduk...
Hiç tanımadığım tek gecelik kadınlara üzülüyorum bazen ,
Ruhlarıyla bedenlerini ayıramadıkları için..
Kimi güneşi gördü mü bronzlaşmak ister,
Kimiyse yaşama sevinciyle dolmak..
Şu yada bu doğru diyemem...
Ben bunu diyemiyorsam,
Kimsede öldürmek günahtır diyemez..
Madem ki herşey yaradılışta...
Herşey bir açlık ...
Öldüreninde haklı sebepleri vardır..
Ruhunu her gece başka bedenlerin altına yatıranların sebepleri gibi...
Kime sorsan ,
Cevabın önemi yok...
Dünyada ki bütün somutsal yargılardan kurtulup ,
Kendi düşünceni açığa çıkarmak ,
Akıl erdiremeyeceğin bir savaştır...
Hep söylerim ;
100 metre yükseklikten düşünce ölmen gerekmez diye,
Başkaları ölüyor diye ölüyorsun ...
Sende ölürsün ..
Belki 100 metreden düşerek değilde
160 cm yükseklikte bulunan kalbinden düşerek ölürsün..
21 gramlık ruhunun altında ezilipte ölürsün..
Yada ölmezsin ,
Belkide cesaret senin için değildir,
İyisi mi tutsaklık..
Ruhunun hücresi olan bedenini her fırsatta kirletirsin...
Ve yavaş yavaş ,
Ruhunda kirlenir...
Umursamazsın ..
Herkesin tersi düşüncesinde olduğun için
Kendine haklı bahaneler yaratırsın..
Yanlış yada doğru olması önemli mi ;
Sanmıyorum...
Kendine ihaneti ,
Kaldırabiliyor musun ...
Demek ki sen ölümsüzsün ..
Ruhu sonsuza kadar tecavüze uğrayacak bir ölümsüz...
7

Öldürmece


Ve insan affetmeyi öğrendiğinde,
İlk adımını atar bir günahkar olmanın...
En sarsılmaz güvenler ,
Affetmenin eşiğinde kurşuna dizilmez mi ...
Ve şüphe,
Fetheder kaleyi içten...
Aldatmak çıkar önce,
Sonra işkence,
Ve sonra,
Başlar
Göz kırpmadan,
Öldürmece...
5

Freddy Bodrum'da


Ve bir cumartesiye daha hoşgeldik sayın seyirciler... Ulan bu haftasonu olayı beni sinir etmeye başladı. Cumartesi oldu mu diyorum ki aha bitti ... Çünkü tak diye pazartesi anında kapıya dayanıyor..
Heralde bu bizim Türklüğümüzden kaynaklanıyor olabilir .. Yumurta popo mevzusuna alışkınlığımızdan ..
Neyse bunu geçelim, konumuz bu değil. . .

 Dün gece yıkadığım  çamaşırları asmak için bodrum katına indim .. Saat 3 bucuk civarı.  Pencereden dirin dirin diye ses gelmeye başlamaz mı.. İzlediğim bütün korku filmleri film şeridi gibi geçti gözümün önünden. Avrupa yada Amerikadaysanız sıçtıgınızın ilk belirtisi oluyor bu. İkinci belirti ise müstakil evde olmak. Üçüncüsü bu evin bodrum katında gecenin bi saati yalnız başınıza abuk bi iş yapmak. Hani filmi izlerken öldürülecek kişiye dersiniz ya : "Lan manyak git yat bu saatte çamaşır mı asılır ."  Dördüncü belirti ise aniden gelmeye başlayan sese doğru merakla yusuf yusuf ilerlemek. Ne yapayım arkadaş dirin dirin , sinirimi bozdu. Sonra tam aklıma bu sesin , komşunun bahçesine astığı şeylerden geldiğini anladığımda evin içinden bir ses geldi.. Karanlıkta ilerledim ve bizim biraları soğutan buzluğun gaza gelmiş haliyle karşılaştım. Ondan o kadar ses çıkarıvermiş bir anda. . Neyse sonra çıktım yukarı yattım yatağıma uyudum... Daha ölmedik : |
4

Rakı

Kimine aslan sütü , kimine dert ortağı.. Balığın kardeşi , kavunun büyük ağabeyi.. Ve bazende sofrada bereket.. Sohbetin bereketi..
O sulandırılır bazen ama muhabbeti sulanmaz..  Sek içebildin mi tadı bir başka..
Her masada içilmez, önünde eğilmene gerek yok ama bardağın altına girsin üstadın..


Herşeyi yasaklarlar ama efkarımızı da mı yasaklayacaklar , o hasret kokan sohbetlerimizide mi !
Haydi şerefe..











2

Eski bir parça

Ve karşınızda çok sevdiğim Oya & Bora ikilisi... Ben daha küçücükken  kendi gözlerim ve kulaklarımla öğrendiğim ilk aşk hikayesiydi bu çift..

İşte böyle.. Hayat geçip gidiyor.. Yakalım bir sigara şu şarkı eşliğinde...

Ve gerçekten Sevmek Zamanı...
7

Ve Gece..

Gece indiği zaman,
Ateş yolcusunun kalbine,
Dumanlar çıkar,
Tanrının vapurundan..
Yeterince mavi değilsede,
Denizdir bu ; bir insan denizi ...
Ve bir dervişin gözleri,
Anlatmaya çalışır, 
Boğulmakta,
Bir meseledir...
Yüzebilmek değildir yani ... 
Boğulmayı bilmeyen,
Sevmeyi bilemez... 
Ve susar Tanrılar...
Sevgide böyledir işte, 
Önce Tanrılar 
Sonra Tanrı...
Ve gece ,
İner kalbine...  
6

Yazamadan yazabilmek...


Yazamıyorum.. Ellerim değil yada düşüncelerim değil yazamayan.. Ruhum yazamıyor bu ara..
Heralde bu kadar yoğun adaptasyonlardan dolayı kendini biraz dinlenmeye çekti. Suskunluk güzel şey ama yazamamak o kadar güzel değilmiş. Beni rahatlatan tek şeyi bu ara yapamamak biraz enteresan gelmeye başladı.
Yatağa girmeden önce bu cümleleri yazılaştırayım dedim ama pek başarılı olamıyorum gibi geliyor .

Hani böyle bazen ot olursunuz yada ot gibi hissedersiniz. İşte yazmak konusunda bu ara öyleyim. Beynim boş. Belkide çok dolu  . İkiside aynı hesap aslında. Çok aşırı yüklenme olunca hiçbiri üzerinde duramıyor ve buda hiçbirşey düşündüğü anlamına geliyor. He tabi istisnalar var ama onları yazamam. Onlar bana özel , çok özel.

Duygularımı anlatmak istersem şöyle anlatırım ;
Yarım bir mutluluk var üstümde,
Senden kalan ...
Yarım bir huzursuzluk var,
Geçmiş ,
Yada alışagelmişlikler..

Ama herşeyin dışında beni mutlu eden şeyler var. Aslında şey dediğime bakmayın ; insana şey diyebiliyorum bazen. Çünkü şey insandan daha değerli bir anlam taşıyor ; siz ne kadar kaba bulursanız bulun bu böyle.
Uzatmayayım ... Zaten uzatamamda. Bu yeteneğimi bu haftalık kaybettim..
Biz hayatı erteleyen mahlukatlar olarak uyku bizim için en dolu şey olsa gerek. Belkide hayatı sadece uykudayken dolu dolu yaşıyoruz.. Bunu sonra hatırlatırsanız detaylı olarak açıklarım.. Yada belki unuturum ve hepimiz cahil ama mutlu bir şekilde yaşarız..
Masallarda mutlu biter .. Bizde bir masal sayılırız öyleyse mutlu bitsin yada biz öyle sanalım..
9

Çözümlü düşünmek

Hayatımızda bir çok sorunla karşı karşıya kalırız. Bu sorunları çözmek için kafa yorarız , yani düşünürüz. Ama sanılanın aksine çözümlü düşünmek diye birşey yoktur. Çünkü ne kadar düşünürseniz düşünün, o anda vereceğiniz ani kararla sorunu çözmüş olacaksınız. Yada sorunun gelip çatacağı güne kadar kendinden oluşmuş değişikliklerle..

Heralde atalarımız boşa dememişler : " Düşün düşün ,  boktur işin.." 

Şimdi bunu kendi açımdan uyarlayınca harbi bok diyorum.. Düşünüyorum ama düşüncelerim satılmıyor ki .. Yada altın yumurtlamıyorum.. 

Ayrıca ben altın yumurtlayan tavuğu keserim arkadaş.. Ya kötü ellerin eline geçerse diye keserim.. 
Neyse cıvıtmadan devam edeyim. Gerçi devam etcek pek bişey kalmamış... 

Ekonomik zımbırtıların olmadığı bir dünya istiyorum... İyi bir gelecek için savaşıyoruzda ; hangi gelecek.. Son 10 sene için mi .. Yada ilk maaşımızı tabutumuza vermeyeceğimiz ne malum.. 
Diyorum diyorum ama hayat, hayat felsefeleri üzerinden yaşanmıyor..
İyisi mi hadi biz sürümüze geri dönelim ; kimse kapmasın bizi.. 
5

Serbest Düşüş


Çığlıklarımla süslerken geceleri, 
İçimden bir sokak tuttum ,
Sonsuz yol vardı sana giden... 
Doğruyla yanlışı ayırt etmeden,
İki nokta düşündüm birleşen .. 
Sana dair herşey,
Serbest düşüştü kalbimde...
Ve düşünce ölünür ya ,
Aksine doğuluyormuş 
Düşülen sen olunca... 
4

Haydi Bir N-EFES

Fazla söze gerek yok .. Linke tıklayıp destekleyelim.. 

6

Alkolik Hareket Engellenemez!


Güzelim memleketimde herşey çok iyiye gittiğinden birde alkole çeşitli sınırlamalar , yasaklar getiriliyormuş.
E haklılar tabi refah seviyemiz çok yüksek ve herkes bokuna kadar mutlu olduğu için alkolün yasaklanması en uygunudur ; bende öyle düşündüm. Mutlusunuz ama keyifli değilsiniz çünkü keyiftende alkol kullanılabilir. Yani çok hüzünlenip çok keyiflenmekte yasak. Hatta kör kütük aşık olmakta yasak. Çünkü kör kütük ... 

İstanbul aşığı alkol sever insanlar yüzünden yakında Boğaz manzarasınıda yasaklarlar ...
Yada rakı balık konusunda rakıyı yasakladıkları yetmeyip balığıda yasaklarlar. Ama meraklardayım bu insanlar hiç mi tarih okumamışlar ! 
Balık yasaksa alırız oltamızı gider kendimiz tutarız. Alkolde yasaklanırsa en kaçağından yüzde 60 alkollü rakılarımızı üretiriz. 
Hapsede atarsanız hergenekon deriz kaderimize boyun eğeriz .. 

Hadi yarasın !

Ps: Kuveyt  için vize kalkmış. Hadi gözümüz aydın.. Bu yaz hep beraber Kuveyt'e..  (Bi sittirin ) 
4

Bir Şarkı Bir Söz


Uyandığımdan beri bu şarkıdayım.

Söz gelsin mi ;


En güvendiğimiz kelimeler bile yarı yolda bırakıyorken bizi , insanlar nasıl bırakmasın. 
Seni ile başlayan cümlelerin sonu gelmiyor bazen.
2

Upuuuzuuuun mim


Sevgili Rory beni mimlemiş. Çok teşekkür ediyorum kendisine. Ve soru cevap mimimize geçiyorum. Direk geçiyorum çünkü mim epey bi uzun.

Dindarsiniz ya da degilsiniz,inanciniz var yada yok,dinlerini yasadigini söyleyen insanlarda en cok sizi iten seyler ne ve neden?

Dindar değilim.Dinlerini yaşayan insanlardada beni öyle iten fazla birşey yok. Sonuçta herkesin düşüncesine saygı gösteriyorum. Ama kim derse ki ; dinimi menfaatim için yaşamıyorum , bunu itici bulurum. Çünkü kocaman bir yalandır. 
Dine inanmamanın sebebini de şöyle açıklayayım.. 

Dini insan yaratmıştır. Ben insanın yarattığına inanmam.
Şimdi kızmayın bana . Ben tanrıya inanıyorum ve tanrının yarattığınada inanıyorum bazen..
Siz Tanrının yarattığına güvenmeyip (insana) insanın yarattığına güveniyorsunuz (din ) . Enteresante .. 

Azıcık inanıyor olabilirim. Tırsıyorum . Bunun sebebide öyle büyümüş olmam. 


Sizi siz yapan özelliklerinizden en belirgin olanı ne?

Güçlü kişiliğim. Sağlam duruşum. 
Boktan olarakta agresifliğim olabilir. Daha çok şey yazarım ben buraya . Yazayım mı ; tamam yazıyorum.
Kelimeleri iyi kullanırım ama çok çok nadir böyle mala bağlayıp konuşamamda. 
Ama yinede kelimeleri iyi kullacağımı bildiginden sesimi kalın yapmış heralde. İnsanları ikna etmek konusunda işe yaramıyor değil .. 
Tamam sustum ben şimdi.


-Etrafınızdaki kişilere saygılı mısınız? Neyiniz insanlardan farklı ve ne konuda  daha çok  saygı bekliyorsunuz?

Kesinlikle saygılıyım. Saygı olmazsa olmaz birşeydir . İnsanlardan şöyle farklıyım böyle farklıyım diyemem. Düşünce tarzımız farklıdır sadece.. Şimdi ben aşık olduğumda daha duygusal oluyorumdur ama diğer bi kişi bir  ferrari gördüğünde duygusal oluyodur mesela. Sen daha duygusalsın diyebilir misiniz ; siz dersiniz ama yanlış olur. Burda iki kişide duygusaldır kimse fazla daha duygusal değil. 
Güzel örneklendirdiğimi düşündüm . :p
Daha çok saygı beklediğim tekşey düşüncelerim ve yaptıklarım. Zaten bu herşey oluyor sanırım.


İnsan’ın sizdeki tanımı ne ? Karşınızdaki kişi de olmazsa olmaz dediğiniz özelikler neler ve neden sizin için önemli bunlar ?

İnsan, beyniyle kelepçelenmiş tutuklu bir hayvandır. 
Evet  böyledir. Kusuruma bakmayın
Karşımda ki kişide özveri şarttır. Özveri özveri özveri.

-Hayata bakışınızı paylaşır mısınız? Sürekli bir şeyler için hayatı suçluyor musunuz yoksa hayatta olması gerekenler bunlar ve olması gerekenler yaşanıyor mu diyorsunuz?
Ohhh derim hep. Kaç kazık girdiğini düşünmem kaç tecrübe kazandığımı düşünürüm. Oturur acımıda layığıyla yaşarım. Hiçbişeyi suçlamam. Bir suçlu varsa o da benimdir. 
Burda olması gerekenler yaşanmıyorsa bile paralel evrenlerin birinde mutlaka yaşanıyordur. 
Sonuçta burdada olması gerekenlerin bir ihtimalini yaşıyoruz. Buda demek oluyor ki buda olması gerekenlerden biri... 


-Savaşların asıl nedeni ne sizce? İnsanoğlu kendinde neyi yok etti ki zulüm denen illet yakasını bırakmıyor dünyanın?

Ego ve hayatın boş gelmesi. Hayat herkese boş gelir çoğu zaman. Çünkü amaçsızca 50 -60 sene yaşamak pek çekilir birşey değildir. Neyse ki günümüzde malca amaçlar edinebiliyoruz. 
Savaşlarda kişisel ego ve bunun getirdiği amaçlar uğruna yapılmıştır .
Ama beyinsizliktir. Toprak dediğin şeyin çok bir önemi yoktur. Kesin birşey vardır ki , hiçbirimiz bu toprağın üstünde kalmayacağız. Belki altında kalacağız. Şayet Tanrı beni Dünyaya gönderdiyse Dünya benimdir.

-Sizi en çok huzursuz eden eksikliğiniz ne ? Şunu da düzeltseydim daha huzurlu olurdum dediğiniz, gerçeğiniz, boşvermişliğiniz, gamsızlığınız?

Bi enstrümanı süper çalsaydım diyorum hep. Bide futbolcu olsaydım oh.. Az para verselerde olur.
Ben futbola ayılırım bayılırım. 40 derece ateşim olsun telefon gelsin Berker koş halısaha maçı var desinler acımam koşarım..

Ölmeden önce ki isteklerimde şunlar olur zaten;
-Alkol ve sigara; boğaz manzarasıyla birlikte
-Halı saha maçı
-Aileyle güzel vakit geçirmek
-Sevdiğin insanla son bir kez koklaşmak sevişmek

Normal Şartlar altında yukarıda saydığım şeyler bana huzur verir . Ama öyle kalıcı bi huzur söz konusu değil. Sürekli malca yeni amaçlar edindiğimizden huzur zor iş.

-Kalbinizin sesi mi mantığınızın sesi mi? Neden ?

Kalbimin sesi. Nedeni çok basit. Mantığıyla konuşan 100 kişiye hayatınızla ilgili birşey sorun. 99'u aynı cevabı verir. 
Birde kalbiyle konuşan 100 kişiye sorun. Farklı farklı cevaplar alacaksınız.

Şimdi siz 100 kişilik sürüde bir koyun mu olmak istiyorsunuz , yoksa kendiniz mi olmak istiyorsunuz...

-Biri size bir kötülük yaptı ve biliyorsunuz ki yapılan şey bilinçliydi, tepkiniz nasıl olurdu? Susar mısınız yoksa aynı anda yüzüne vurur musunuz yapılanları? Kişilere davranışlarınızı neye göre belirliyorsunuz ?

Kişiye ve duruma bağlı. Ama susmam. Susarsam tehlikelidir. Bazende tehlikesiz. Ama tek bir oturaklı cümleyle içindeki bütün kendine saygısını öldürebilirim.

Kişilere göre davranışlarım şöyle ; nabza göre şerbet..

-Sizce, sabretmek nedir ve üzerinizde otorite kurmaya çalışan, sizin hakkınızı yiyen insanlara sabretmeli miyiz yoksa karşılık vermelimiyiz? Tepkimiz nasıl olmalı?

Of ne biçim soru bu . Sabretmek sabretmektir. Yoruldum  lan mimden. Bitmiyor.. 
Otorite kurmaya çalışan insanlarla dalga geçebiliriz . Zevklide olur .
Hakkımızı yiyen insanlara direk karşılık vermeliyiz. Kafa göz ne varsa şişirmeliyiz. 


-Bir konuşmada geçti ben böyle bir cümle kurdum:’’ Karşımdaki insan benim için değerli değilse söylediği cümlelerde değerli değildir, isterse hakkımda zanlarla kötü konuşsun hiç farketmez’’ Bunu söylememin nedeni de şu; biliyorum ki bu dünyada en zor şeylerden biri sizi anlamaya kapalı insanlara kendinizi ifade etmeye çalışmak ve birilerini memnun etmeye çalışmak..Peki siz nasıl düşünüyorsunuz bu konuda?

Beni anlayıp değer veriyorsan yanımda olmanı isterim. Yok anlamıyorsan sadece saygı duy. Arkamdan konuşabilirsin. Ama suratıma bakarken saygı duyup sessizliğini bozmaman benim için iyi birşey. Tabi senin içinde. 



-Hangi söz sizi rahatsız eder ve neden? 

Emir cümlelerinden hoşlanmam. Kıyaslanmaktan hoşlanmam. Nedeni yok hoşlanmıyorum. Sokarım nedenine.  
Sorulara bak. Sınava girdik sanki . Her sorudan sonra neden sorusu.


-Başkasında kınayıp da sonra sizinde yaptığınız bir şey var mı? (isteğe bağlı paylaşmak)

Bazen dedikodu.



İsteyen alıp yazsın . Kurtardım sizi :p